>
 

Aymavisi
Anla, İçselleştir ve Yaşama Dönüştür...

AyMavisi benim dünyam, sizin de varsa paylaşmaktan çekinmeyin.

 

İsminiz : *
Mailiniz : [P]
Varsa Siteniz :
Mesajınız : *

Lütfen Resimdeki Dört Harfi Girin :
If you can read this, don't touch the following text fields.



If you can read this, don't touch the following text fields.



 

Mesajlar : 141 - 160
Sayfa : 8
Toplam mesaj : 590
1 ... 3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ... 30
 
22/09/2010 00:47

1.perde 2. kısım “Gönül Öğretmen”
Ders kompozisyon dersiydi
Anlattı öğretmen, yapılması gerekenleri
Yazabilmek için en etkili cümleleri
Onu can kulağıyla dinleyen öğrencilerine
Sonra ekledi, “Kelimeler” dedi
“Ancak kelimeler yansıtabilir
En saklı düşüncelerin resimlerini!”

Anlaşılan o ki, her şeyde olduğu gibi
Bu işin de varmış bazı incelikleri
Küçük bir ev ödeviydi yalnızca verdiği
Küçüktü küçük olmasına da,
Şaşırtmıştı yine de bazı öğrencileri
Hiçbiri tahmin etmiyordu
Başlangıç için böyle bir yöntemi

Babalarının işten dönmelerini bekleyeceklerdi
Sonra sarılacaklardı babalarına,
Sevgi dolu bir gülümseme ile
Daha kapıda ilk gördükleri anda hem de
“Peki, ya daha sonra?”
Diye sordu bir öğrenci sabırsızlıkla

Sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biriydi Fatma
Keşke diğer öğrenciler de hep böyle olsa
Demişlerdi ya, hani öğretmenler toplantısında
Karma eğitim diyorlardı bunun adına
Üstün zekâlısı da vardı, oldukça geç anlayanı da
Elmalarla armutları karıştırmak doğru olmasa da
Ülke koşulları diyorlardı, alt yapı gerekir diyorlardı,
Sorumluluğumuz büyük deyip,
Toplantıyı kapatıyorlardı

İyi ama bu durumda ne yapmalı?
Önce Fatma’nın sorusunu yanıtlamalı
Diye düşündü Gönül öğretmen
Dalgın düşüncelerden sıyrılarak
Ve cevap verdi,
“Babanızın tepkilerini yazacaksınız”
Hiç oralı olmadı Ahmet,
Oralı da değildi zaten
“Sen” dedi Gönül öğretmen,
“Sen anladın mı ne yapacağını?”
Cevap vermedi Ahmet
Nemli nemli bakan gözlerinin karası
Sanki Arap atlarından kalmaydı
Kaybettiği yarışa üzülür gibi
Biraz daha üstelense,
Eminim ıslanacaktı gözbebekleri

Bu çocuk için, durgun bir öğrenci, diyordu
Toplantıya hep geç gelen Fen Bilgisi öğretmeni
Ya ilgili biri gibi görünmek,
Ya da niyeti öğrenmekti bunun sebebini
“Sanırım ciddi bir beslenme sorunu var bu çocukta”
Diye açıklama yaptı sınıf öğretmeni
“Bu doğru” dedi Haluk öğretmen
“Kuru ekmeği ıslatarak yiyorlarmış”
“Babasını bilirim” diye söz aldı Selçuk öğretmen,
“Bağışlayın beni ama… Çok uyuz bir adamdır,
Çalışmayı pek sevmez”
“Bir şeyler yapılamaz mı?” diye ısrar etti
Fen Bilgisi öğretmeni
“Bunlardan öyle çok ki, zibil gibi
Hangi birine yardım etmeli
Ağabeyi çalışmazsa perişan olurdu halleri”
Denildi ve konu geçiştirildi

“Sen Hayri, peki sen anlayabildin mi ev ödevini?”
Hayri, saf bir öğrenciydi
Uzmanların kaynaştırma öğrenci dedikleri,
Çan eğrisinin alt kısmında olanlardan hani
Okuma yazmayı bir türlü öğrenememişti
Ailesine katkıda bulunabilmek içinse,
Bıkıp usanmadan, sabırla diziyordu
Çoğumuzun hamallık dediği o boncuk tanelerini
Oluşturabilseydik bu tür öğrencilere
Hafifletilmiş El Sanatları ağırlıklı
Okul modelleri,
Ülke için olamazlar mıydı
Yük yerine daha verimli?

Neyse, bırakalım şimdi bu kafiyeli cümleleri de
Ne söylemiş Hayati, ona bakalım
“Babamızı kucaklayacakmışız öğretmenim”
Çok güldü bu söze arka sıralarda oturan
Ve Necati’yi zekâ bakımından
Hiç aratmayan Abdülkerim
“Neden güldün Abdulkerim?”
“Hiç öğretmenim”
“Hiç olur mu Abdulkerim, bir nedeni vardır elbet bu gülmelerin”
“Hayati, babasını kaldıramaz ki, o çok şişman bir
adam”
“Babamızı kucağımıza alacağımızı da kim söyledi?
Sadece sarılacağız” dedi Gönül öğretmen
“Sonra da tepkilerini yazacağız” diye ekledi
Zilin çalmasını beklerken derin bir of çekerek
Belki de ön sıralarda oturan Ayşe’nin
Neden ağladığını merak ederek

“Nesi var bunun?”
“Babası geçen gün evi terk etmiş öğretmenim,
Ben şimdi kime sarılacağım diye ağlıyor”
“Üzülme Ayşe” diye yanına gitti Gönül öğretmen
“Üzülme, sen de annene sarılır, onun tepkilerini
yazarsın”
“Olur mu öğretmenim?” diye sordu Ayşe
Silerken gözyaşlarını,
İçi de biraz olsun rahatlamıştı

“Ben de anneme sarılsam olur mu?” diye sordu
Arkalarda oturan sınıfın en uzun boylu kızı Arzu
“Hayrola Arzu, yoksa senin de mi baban?”
“Hayır” diye hızla cevap verdi Arzu
Leb demeden anlamıştı leblebiyi
Sorusunu daha tamamlayamadan öğretmeni,
Kusmuştu içinde birikenleri
“Ben her zaman sarılırım babama,
Sorun olmaz ki bu bana
Bilirim içinden geçenleri
O yüzden harcamak istemem boş yere kelimeleri
Yazmak için her gün yaşadığım şeyleri”


“Annene hiç sarılmıyor musun peki?”
Diye sormak istemişti ki,
Ansızın çalan zilin sesi bitirmişti bu dersi
Ağır ağır inerken merdivenleri
Bu soruyu düşündü, acaba neydi sebebi?
Takılmıştı bir kez aklına
O kızın söyledikleri

Sonunda öğrendi Gönül öğretmen
Sınıfta okunurken kompozisyon ödevlerini
Arzu’nun annesi, öz değil – üveydi
İşte buydu nedeni
(Bir çocuğun anne özlemi)

“Kelimeler” de
   
10/09/2010 04:11

Elinize sağlık.....Site çok kaiteli olmuş...Ben bir konudan rahatsız oldum....fon resimler veya küçük animasyonlar çok abartılı olmuş... gözleri rahatsız ediyor uzun süre baktığınızda.....Dikatte alırsanız sevinirim şimdiden teşekkürler...
 
01/09/2010 09:17

bir site bu kadar mı güzel olur..aşık oldum..vuruldum..kendimi çok şanslı buluyorum..emeği geçenlere çok teşekkür ederim...
 
28/08/2010 15:55

merhaba.. muhteşem bir site ve sürekli takip ediyorum, özellikle felsefe bölümü ve resimler çok güzel.. sizden ricam, çok güzel resimler var ben eklemek istiyorum nasıl yapabilirim tabi ki izniniz olursa... yaşattığınız güzellikler için çok teşekkür ediyorum..
 
22/07/2010 02:38

SEZON FİNALİNDEYİZ

Reklam arasına girmiş, bir aşkın sezon finalindeyiz.
Vakit ne çok erken, ne de çok geç.
Perdesi düşmüş bakışmaların en son düşündeyiz,
Zaman ne ilaç olacak kadar tesirli, ne de susmak kadar etkili.

Hevesi geçmiş hasret rüzgârlarının limanına demir atıyoruz.
Günahımız; yükümüz kadar ağır, yavaş yavaş batıyoruz.
Altıncı hissimiz özelliğini kaybetmiş, aynı duyguları aynı anda yaşamıyoruz.
Zaman artık bizden yana değil, biz ise zamana karşı yarışmıyoruz.

Suat ACAR
 
27/06/2010 15:44

mevlananın dediği gibi bir tuğla birşey olmak ister... boşluğu dolduran bir yanı var sitenin... herkesin kendini biraz bulduğu bu yerde emeği gecenlere teş.ederim... güzelliklerin bedeli bir değersiz teş.ödenir . binlerce teş.size....
 
11/06/2010 18:09

özelliklede felsefe kısmına bayıldım.konular başlıklar bir düzen içinde insanı sıkmıyor.tşk.ler.facebook sayfasıda varmı acaba
 
10/06/2010 00:50

ben bir felsefe aşığıyım ve gerçekten böyle faydalı içeriklerin olduğu bir sitenin var olduğunu bilmek güzel ve rahatlatıcı. bazı insanlar üşenmez bazılarının ipi önde götürmesi gerekir, sende onlardan birisin... felsefe bölümünde daha fazla makale görmek isterim... eline yüreğine fikrine sağlık...
 
09/06/2010 19:51

Selamlar.. Uzun zaman oldu girmeyeli -askerlik mâlum- , çok değişmiş site ve süper bi' görünüm kazanmış.. Emeği geçen herkese teşekkür etmek farzdır..

Bir öneri olarak; Hikaye ve Makale bölümlerindeki başlıklara yorum yapılmasını istiyorum.. Yorumlar yapılarak birbirimize de ışık tutmuş oluruz diye düşünüyorum... Teşekkürler..
   
30/05/2010 20:52

Şiir bölümünde Sohrab Sepehri'nin şiirlerine de yer verirseniz sevinirim.teşekkürler.
 
30/05/2010 20:05

şahane bilgilerinizi paylaştığınız için gönülden teşekkürler :)
 
29/05/2010 04:07

MANTIĞIM, KALBİM VE BEN

Elime, yüzüme bulaştırmadan bu ayrılığı
Çıkıp gelsen diyoruz, Mantığım, Kalbim ve Ben
Günleri biriktirip hasretin var demek yerine,
Yerini söylesen de biz gelsek diyoruz
Mantığım, Kalbim ve Ben

Gözyaşlarımdan sonra gökkuşağı çıkmaz belki,
Sen gelsen de gökkuşağı sevincini sende yaşasak diyoruz.
Dağ, dağa kavuşmaz ama Seven, sevdiğine kavuşur belki
Sen gelsen de, Ayrılığı; elimize, yüzümüze bulaştırmasak diyoruz
Mantığım, Kalbim ve Ben

19 MAYIS 2010
Suat ACAR
 
28/05/2010 20:07

Slm aradan uzun zaman geçti ....siteyi ziyaret etme şansım olmadı....
aynı enerji ile de*****am ettiğinizi görmek ii geldi...
 
23/05/2010 18:34

Biz en çok devrimi sevdik
Aslinda biz en çok ismi devrim olan
Kizlari sevdik
Asklar yasakti benim ülkemde
Bizde devrimi bir kiz diye sevdik
Sevmenin diger adidir bizde devrim
Tüm asiklar devrimcidir bizde
Oysa hiç devrim olmadi benim ülkemde
Yani biz hicbir zaman ismi devrim olan devrimci bir kiza
'Seni seviyorum' demedik
Diyemedik,dedirtmediler
Biz böyle yaptikca
Birileri darbe yapiyordu
Bizim olmadigimiz yerlerde
Biz yoktuk oralarda
Çünkü o sirada soguk bir hapishane duvarina
' Ya devrim Ya ölüm' yaziyorduk
Fakat kimse anlamadi bizi
' Ya devrim, Ya ölüm' ne demekti
 
23/05/2010 18:31

tebrik ederim mükemmel bir site
 
13/05/2010 17:42

hayatının hatalarını yapan babama yıllardır ugrasıyorum,dogruları göstermek için ama hiçbişey nafile gelmiyo emeklilik sonrası büyük degişiklik gösterdi nasıl yardımcı olurum bilemıyorum her taşın altında derman arıyorum ona olan saygımı sevgimi yitirdim.Ama yinede onu atamıyorum insanlık görevimi sonuna kadar yapmak adına annem adına evliligini kurtarmak adına yazılarınızı okudum sayfanıza ulasmıyorum zorluk cekıyorum bana yardımcı olun lütfen....
 
05/05/2010 03:19

Bir gün batımı...
Gün doğumunun habercisi...
Her mevsim kendisini hissettiren
Umutları sabaha taşiyan portakal çiçeği
Hüzün ,umut,yaşam kapısı sanki...
 
04/05/2010 03:42

Yazılanlar kadar resimler de harika.Yazılanların içeriği ve çağrıştırdıklarıyla bu kadar uyum sağlayabilir resimler.Kutluyorum.
   
1 ... 3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ... 30
Mesajlar : 141 - 160
Sayfa : 8
Toplam mesaj : 590

 

 


 

Powered by : AlexGuestbook © - infos_spam.php?lang=english','down',350,280,'scrollbars=yes')">Note to spammers

Skin design by : Un prof belge en vadrouille
Valid
XHTML | CSS