Sosyal Medyada Biz, Biz Miyiz?

Yunus Sezener

Kadınların sosyal medyayı kullanım biçimiyle ilgili çok enteresan bir durum var. Örneğin, bazen bir kadın kendini sosyal medyada öyle bir sunuyor ki; bütün erkeklerin o fotoğrafları görünce gözleri fıldır fıldır dönüyor. Ancak maalesef bu kadın aynı erkeklerin karşısına çıkınca, erkekler hem hayal kırıklığına uğruyorlar, hem de kendilerini kandırılmış hissediyorlar.

Bu tarz kendisine pek benzemeyen fotoğrafları sosyal medyaya çokça koyan kadınlar veya erkekler aslında kendi oldukları kişiyi değil; “Kendilerini nasıl görmek istedikleri”ni bizimle paylaşıyorlar. Kümse de onlara dönüp fotoğraflarının onlara benzemediğini söylemiyor tabii ki. Sonra da olan kendisini farklı sunan kişiye oluyor ve genelde yalnız kalıyor. Çünkü kimse o fotoğraflarla çıkmıyor; her şeyiyle kişinin kendisidir bir ilişkide bizi besleyen veya beslemeyen... Kendisine benzemeyen fotoğrafları değil.

Sosyal medyada birçok türde insan var, biliyorum elbette, ama dikkatli bakınca; özellikle bir tip kadın çok dikkatimi çekiyor... Bir kadın türü var ki; profiline yalnızca kendi yüzünün fotoğraflarını koyuyor. Farklı açılardan çekilmiş onlarca fotoğraf... Aralarda bir tane kedisi veya köpeği. Sonra yine kendisi...

Sonra bir tane de Atatürk fotoğrafı... Bu kadınlar genelde hep yüzlerini ortaya çıkaran fotoğrafları arka arkaya koyuyorlar; ancak istedikleri gibi erkeklere genelde sadece yüzleri maalesef yetmiyor. Bu kadınlar bence kendilerini yeterince beğenmiyorlar ve bu imajı aslında erkeklerin hepsine de çiziyorlar.

Bir kadın kendi onlarca fotoğrafının arasında Atatürk’ü paylaşırken; erkeklerin bilinçaltlarında “Canım bana Atatürk gibi adam olacaksan gel, yoksa hiç gelme” diyor aslında.

Sosyal medyada fotoğraflar çekiliyor, filtreler sağ olsun dişler beyazlatılıyor, cilt pürüzsüzleştiriliyor, kilolar gidiyor, burun küçültülüyor, tenimizin rengi solaryuma girmiş gibi, gözler büyüyor ve hayatımızın en güzel zamanını geçiriyormuş gibi gülümsüyoruz...

Maalesef sosyal medyada birçoğumuz biz değiliz. Bazı erkekler şöyle derler: “Bir kadın gerçekte, sosyal medyadaki en kötü fotoğrafı kadar güzeldir.” Evet, biz erkekler aramızda bu şekilde konuşmaları çok yapıyoruz. Biraz öküzlüğümüz var bence... Kadınlar da kendi aralarında konuşuyorlar ama onlarınki genelde öküz değil, daha acımasız oluyor.

Bazen sosyal medyada birini görüyoruz, kadın-erkek fark etmez, sonra o kişi karşımıza geliyor; bakıyoruz o kişinin gerçek halinin sosyal medyadakiyle ilgisi yok. Bu durum çoğunlukla kişilerin gerçek hayatta, sosyal medyada olduklarından daha iyi gözükmesi durumlarında meydana geliyor. Kendilerini sosyal medyada nedense gerçek hayatta olduklarından da daha kötü gösteren insanların sayısı da çok. Yani kendisini ya mütevazılıktan ya da farkında olmadan, olduğundan daha az hoş gösteren de çok.

Peki biz sosyal medyada kendimizi gerçekte olduğumuzdan daha güzel, daha yakışıklı, daha eğlenceli, daha renkli gösterdiğimizde hayatımıza ne gibi bir etkisi oluyor? Antisosyal oluyoruz. Çıtayı yükseltmiş oluyoruz ama gerçekte biz o kişi değilsek; veya en azından sosyal medyada göründüğümüz o kişiye yakın bile değilsek; insanlara yapay görünüyoruz ve kendimizi onlardan uzaklaştırıyoruz

Hiçbirimizin olduğumuz kişiyle kendimizi sunum şeklimiz hiçbir zaman %100 birbirine uymayacak. Ancak ne kadar kendimize yakın veya oldukça benzer bir şekilde kendimizi sunarsak, o kadar gerçek, samimi ve kaliteli bir yaşam yaşıyoruz.


 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült