Lao Tzu'nun Öğütleri

Doğan Kuban


Miletosluların gözlem ve önerileri, Eflatun ile Aristoteles’in görkemli sentezleri ve Avrupa tarihinin Roma’yla başlayan gelişme süreci Avrupa kültürünü dünyada çağdaş uygarlığın temeli yapmıştır. Günümüzde yaşam standartlarında üst düzeyi; düşünce, bilim, teknoloji ve sanatta ölçütleri Avrupa ve Amerika saptıyor. Dünyanın bütün toplumları bilinçli ya da bilinçsiz olarak onları taklit ediyor. Bugün bu bir yaşamsal zorunluluktur. Ne var ki uygarlık tarihinin savaş ve sömürüye dayalı aşaması hala sürmektedir. Umut kırıcı bir tarih eşiğine ulaşıldığı da söylenebilir. Çünkü ne sınırsız sömürülecek dünya var ne de sınırsız büyüme.

Avrupa uygarlığının etkinlik aracı kapitalizm fakir ülkelerde kendi halkını sömüren bir azınlık yaratmış olsa da, dünya sömürülemeyecek kadar kalabalık ve özgürdür. Nasıl bir uygarlıktan söz ediyoruz? Lao Tzu'dan 2500 yıl sonra dünya Batı uygarlığının en yaygın olduğu bir konuma ulaştı. Bu teknolojik küreselliğin Lao Tzu’nun tanımladığı toplum ve insanlıkla ilişkisi pek yok.

Lao Tzu'nun öğütleri günümüzde de insancıl davranışların bir özeti olarak görülebilir. Bunlar beş temel davranışı vurguluyor: öldürmemek, sevgi, azla yetinmek, alçakgönüllülük, başa güreşmemek. Bunlar dünyanın "uygarlık tarihi” olarak sunulan tarihinde yoktur. Bu öğütlerin okuma yazması olmayan halka değil, prenslere, danışmanlarına, komutanlara ve bilge idarecilere yapılan öğütler olduğunu unutmamak gerekir. Lao Tzu 5000 işaretlik kitabını birkaç bin kişi için yazmıştır. Fakat 2500 yıl öncesinin Çin’inde insanlar sade, alçakgönüllü bir yaşamın daha doğru olduğu düşüncesine davet edilebilirlerdi.

Bilge

“Bilge kendi için mal biriktirmez. Başkaları için her şeyini harcadığı zaman yaşamı daha zengin olur." Bu dünya tarihinin çok sonraki dönemlerinde de yinelenmiş bir öğüttür. Tao öğretisi parayı tanrı yapan kapitalist dünyanın kavrayacağı bir şey değildir. Bilgeye bir öğüt daha verilir: bir şey yapar ya da yaptırırken zorlamamak. Bu da çağımızın zorba dünyasında unutulmuş bir davranıştır.

Tao öğretisinde bilge soyut bir kavramdır. Onun özelliklerini en iyi tanımlayan Chuang Tzu’dur. Chuang Tzu kitabının "Katı ve Kibirli" adlı 15. bölümünde üç tür bilgeden söz eder (Palmer vd, 1996, s. 129). Bunlardan biri Tao yolunun en iyi temsilcisi olmaktır. Dünyanın henüz insanlarca kirletilmediği bir çağda bu bilge ıssız, insandan uzak yerlerde yaşamayı yeğler. Balık avlar. Wu Wei, yani bir şey yapmadan gerçekleştirmek onun yöntemidir. Amacı uzun yaşamaktır. Bunun için nefes egzersizi yapar, doğal besinlerle beslenir. Herhangi bir düşünceye saplanmadan ve yaptıklarını iyilik ya da doğruluk gösterisine dönüştürmeden yücelmeyi ister. Yapmak istediği şeyin ona ün getirmesini beklemez. Onun ırmakları ya da okyanusu olmaz. Uzun yaşamını da programlamamıştır. Her şeyden vazgeçip her şeye sahip olmuştur. Yaşamla birlikte akıp gider. Fakat herkes ona saygılıdır. O gök ve yerin Tao'sunu ve bilgeliğini bütün nitelikleriyle temsil eder.

Bilge sakindir, tutkusuzdur. Az konuşur, hiçbir şey için fazla gayret etmez, duyarlığı boşalmış gibidir. Bilge endişelenmez. Hiçbir şeyden rahatsız olmaz. Bu mutlak duyarsızlık Tao öğretisinin "yontulmamış kütük” benzetisine uyar.

Gök genel olarak sırları anlaşılamamış olanı ifade eder. Bilge durduğu zaman Yin gibi her şeyi kavrayıcı ve kucaklayıcıdır. Hareket ettiği zaman Yang gibi her şeye sızabilir, her şeyin içine girebilir, her şeyi etkileyebilir. Bilgenin davranışı rüzgar gibi, su gibi doğa hareketlerine benzer. Onu harekete geçiren güçler özgür davranmaya olanak vermeyen doğal güçlerdir. Bu davranışlarda olumlu ya da olumsuz bir eğilim de yoktur.

Böylece bilge yaşarken enginlikte kendiliğinden yüzüyor gibidir. Onun geleceğe ilişkin programı olmaz. Tao'yu tanımlarken kullanılan benzetmeler onun için de kullanılır. Parlar, fakat gözükmez. Eğer insan özellikleriyle anlatmak isterseniz, uykuda rüya görmeyen, korkusuz ve endişesiz, ruhu hiç lekelenmemiş, yorulmayan, her şeyi kucaklamaya hazır, onun için boş, kendini unutmuş, olacaklardan kaygı duymayan bir ideal insandır. Böyle bir insan olamaz. Sadece o ideale ulaşmaya çalışan insanlar olabilir. Bilgeye ilişkin tanımlarda mükemmellik, üzüntü ve mutluluğun yokluğu, bu dünyaya karşı mutlak bir kayıtsızlık Tao düzeninin özellikleridir. Bilgeye insandan çok Tao öğretisinin temsilcisi ve sözcüsü olarak bakmak gerekir. Bunlar Chuang Tzu’nun sürekli olarak vurguladığı Gök’ün özellikleridir.

Gök adsız, tanımsız, yani Te’den önceki kaos ülkesidir. Tao bütün bu sözü edilenleri kendinde toplar. Varlıklar belirli olmadığı için bu bir ontoloji değildir. Batılı kültürle yetişmiş insanlara bu anlaşılmaz gelse bile, günümüzün evrene ilişkin fiziksel kuramlarından daha belirsiz değildir. Amerikalı ünlü fizikçi Richard Feynman kuantum kuramını anlayan pek kimse olmadığını söyler. Big Bang kuramının da sıradan halk arasında anlayanı yoktur. Bu bağlamda, insanın içinde yaşayıp bildiği doğaya referans vererek evreni 2500 yıl öncesinin insanına dürüstçe anlatmaya çalışan Tao kuramı ve onun insan kılığındaki temsilcisi bilge insan, bilge yönetici ya da bilge hükümdar insanlara öğüt vermeye devam ediyorlar.

Bilgenin davranışlarının insanca kavranabilir olanları arasında bugün de yol gösterici olabilen öğütler bu kitapta özel olarak vurgulanmıştır. Bilgeden Lao Tzu’nun öğütlediği insana ulaşılır.

“Bilge zorlamadan, konuşmadan öğretir. Canlı varlıkları benimser, yetiştirir, ama sahiplenmez. Başarılı olur, fakat yaptığını vurgulamaz. Onun için kimse ona dikkat etmez. Fakat yaptıkları yaşar." (Şiir 2’den)

“Kendini öne atmaz, ama ünlüdür. İstemez, onun için saygındır. Övünmez, onun için en iyisidir.” (Şiir 22'den)

“Bilge yönetici aklının baskısından kurtulmuştur. Ama halkın aklını kendi aklı olarak benimser. İyiyle iyidir. Kötüyle onu iyi yapana kadar iyidir. Doğru olanla doğrudur. Yalancı olanla da onu doğru yapana kadar doğrudur.” (Şiir 49’dan)

“Bilge yönetici dünya işlerinde ilke sahibidir. Fakat kırıcı, yaralayıcı değildir. Saftır, fakat zarar vermez. Doğrudur, ama şiddetli değildir. Aydınlıktır, ama parlamaz.” (Şiir 58'den)

“Bilge her şeye zor diye başlar, sonunda hiçbir zorlukla karşılaşmaz.” (Şiir 63’ten)

“Bilge insan çalışır, ama yaptığından bir şey beklemez. Başarır ama önem vermez. Ne kadar becerikli olduğunu göstermeye kalkışmaz.” (Şiir 77’den)

Kişi

“Benlik kaygısı olmasa dertlenmeyiz. Kendimizi dünyayla eşdeş kılarsak dünya içimizde olur.” (Şiir 13'ten)

“Bir şey gerçekleştirirsen onunla özdeş olursun. Bir şey kaybedersen onunla özdeş olursun. Başarıyla eşdeş olursan o da seninle örtüşür. Kayıpla eşdeş olursan o da seninle örtüşür.” (Şiir 23'ten)

“Sükûnet etkinliğin yol göstericisidir.” (Şiir 26’dan)

“Akı bırakıp karanın gölgesinde kalan kişi alçakgönüllü dünyanın ölçüsüdür.” (Şiir 28’den)

"Başkalarını bilen bilgilidir. Kendini bilen aydınlanmıştır. Başkalarını yenen güçlüdür. Kendini yenen kuvvetlidir. Sahip olunanla yetinmek zenginliktir. Güçlü davranış güçlü iradedir. Yerini bilir. Ondan uzaklaşmazsan uzun yaşarsın. Ölen fakat yok olmayan uzun ömürlüdür.” (Şiir 33’ten)

Düzen

"İyiliği öğretmekten vazgeçer ve ahlakı unutursak insanlar birbirlerini daha çok severler.” (Şiir 19’dan)

"Yasak ne kadar çoksa halk o kadar fakir olur. [...] Yasaları dayatmaya kalkarsan haydut ve hırsız fazla olur.” (Şiir 57’den)

"Eğer hükümet sade ve hoşgörülü ise halk da içten ve namuslu olur. Eğer hükümet sert ve etkili ise halk sahtekar ve hoşnutsuz olur.” (Şiir 58'den)

Silah ve Savaş

"Nerede ordu varsa orada dikenler ve çalılar biter. Büyük bir savaştan sonra yıllarca yokluk çekilir.” (Şiir 30’dan)

"Güzel silahlar kötülük araçlarıdır. İnsanlar onlardan hoşlanmaz. Tao’ya uyan onları kullanmak istemez. Silahlar kötülüğü çağırır. Silah ancak çaresiz kalınca kullanılır.” (Şiir 31’den)

Asker

"İyi komutan savaşı sürdürüp ustalığını kanıtlamaya çalışmaz. Gerektiği için savaşır, ne kadar yaman olduğunu göstermek için değil.” (Şiir 30’dan)

"İyi asker şiddete başvurmaz. İyi savaşçı kızmaz. İyi zafer yarış gibi kazanılmaz.” (Şiir 68'den)

Davranış

"Bir şeyi almak için önce bir şeyler vermek gerek.” (Şiir 36'dan)

"Tao öğretisini izleyen kendi gücünden söz etmez. Onun için gücünü korur.” (Şiir 38'den)

"Şiddet kullanan aynı şekilde ölür.” (Şiir 42'den)

"Sarf etmekten korkan sonunda daha çok kaybeder. [...] Zamanında durmasını bilene zarar gelmez.” (Şiir 44’ten)

"Sakin olan, dünyaya egemen olur.” (Şiir 45’ten)

"Söylemi sınırlar, duygulara yenik düşmezsen tükenmezsin. [...] En küçüğü görmek iyi görmektir. Nazik kalmak güç gösterisidir.” (Şiir 52’den)

"Saraylar çok gösterişli, çiftçilerin evleri harap ve ambarlarında bir damla tahıl yok. Yöneticiler pahalı elbiseler giyer, güzel kılıçlar taşır, yemek içmekten bıkmaz, hazinelerine değerli şeyler yığarlar. Bu en büyük hırsızlıktır ve Tao yolunun tersidir.” (Şiir 53'ten)

"Bilen (çok) konuşmaz. (Çok) konuşan bilmez. [...] Aydınlığın göz kamaştırmasını engelle.” (Şiir 56'dan)

"Tüm düzen yok olmadan yeniden düzenle. Bir şey ortaya çıkmadan harekete geç.” (Şiir 64’ten)

"Halkın hükümdarı olmak isteyen önce onun önünde eğilir. Halkının önünde olmak isteyen geride durur.” (Şiir 66'dan)

“Sevecen olan cesur olur. Azla yetinen cömert olur. Başa güreşmeyen, yeteneğinin zirvesine ulaşır.” (Şiir 67'den)

“Bilmediğini bilen yetkindir. Bilmediğini biliyorum sanan akıl hastasıdır.” (Şiir 71'den)

“Cesurca harekete geçen ölebilir. Cesur ama ihtiyatlı olan yaşar.” (Şiir 73’ten)

“İyi insan anlaşmak ister, kötü insan fazlasını ister. Tao'nun yolu tarafsızdır, ama iyiden yanadır.” (Şiir 79’dan)

Tao Yolu

“Dünyanın düzeni Tao'ya uygunsa atlar tarımda çalışır. Uygun değilse atlar silahlarla birlikte savaşa gider. En büyük cinayet tutkuya yenik düşmektir.” (Şiir 46'dan)

Kadın-Erkek

“Kadınlar da sükûnetleriyle erkeği fethederler. Sakin kalmak için aşağıda dururlar.” (Şiir 61'den)

Sonsöz

Lao Tzu’nun Tao Te Ching'i bugünün insanına hala bir şeyler öğretecek bir yapıttır. Tao öğretisi, çağdaş insanı ve toplumları kemiren, maddi başarı ölçütü para üzerine kurulu, insana saygısı olmayan kapitalist dünya görüşünün karşıtı düşünceler içerir. Doğanın varlığını olduğu gibi kabul eden ve doğa gözlemlerine dayalı basit metaforlarla insanlara doğaya uygun davranışları anlatan bu öğütler kitabının yazarı günümüz dünyasını hayal bile edemezdi. Fakat bilim öncesi dünya tarihinin insana dönük bu pratik öğütler kitabı, doğa-insan ilişkisini gerçekten uygar bir çerçeve içinde ele alarak geç kapitalizmin insan modelini utandıracak nitelikler sunmuştur. İnsana, doğaya ve topluma ilişkin duyarlı ve soyut genellemeler hedeflemeyen Tao öğretisi 21. yüzyılın sözde uygar insanının artık anlamakta zorluk çekeceği bir toplum tanımlıyor.

Bu öğretinin mantığı (Yin-Yang) birbirini dışlamayan ve bütünleyen karşıtlar ilkesidir. Hem soyut abartmalar içermez, hem gerçekçidir. Tao Te Ching’de insanlara, yöneticilere, askerlere ve bilgelere verilen öğütler uzmanların Tao öğretisindeki kavramlar üzerine belki sonsuza kadar sürecek tartışmalarından daha önemlidir. Binlerce yıllık bu öğütlerin hala önemini kaybetmemiş olması bir gerçeği kanıtlıyor. Bugün cinayet ve savaşla ayakta kalmaya çalışan ve bütün gerçeklerin kendinde olduğunu söyleyen Batı uygarlığı sözcüleri, zenginliklerini sürdürmek ve tüketim hırslarını tatmin etmek için zorbalığı ve insanların yok edilmesini savunanlar Tao Te Chingin sevmek, yetinmek, başa güreşmemek, alçakgönüllülük, övünmemek gibi ilkeleri yücelten, kazandığı zaferden memnun olmayan komutanları öven öğütlerini kabul edemezler. Aslında bu öğütler dünyanın bütün büyük kültürlerinde olduğu gibi Batı'da da var. Fakat çağdaş uygarlığın bileşenleri değil. Bilim ve teknolojiye "evet", fakat Batı kültürü megalomanisine "hayır" demek gerekir.

Uzun süreli bir dünya egemenliğiyle gerçeğin tekelini elinde tuttuklarını sanan Batılılar kapitalizmin getirdiği maddi güçlerini sürdürmek için geleneksel insani değerlerden kopmuşlardır. Bütün dünya da onları taklit ediyor. Lao Tzu'nun su gibi yumuşak, yeni doğan çocuk gibi saf olmaya çalışan bilgesi, insanlığa kurtuluş yolunu gösteren, onu kanlı tarihin vahşetinden kurtaracak insancıl davranışların sözcüsüdür. Batı uygarlığını bilimi, sanah, musikisi ve özgürlük idealiyle örnek alıyoruz. Fakat egemenlik ve sömürü savaşlarıyla, ideolojileriyle ve hiçbir zaman gerçekleşmemiş özgürlük ve eşitlikleriyle örnek alamayız. Gerçi Lao Tzu’yu da Çinliler dinlememişlerdi. Bu da onun evrensel çağrısının önemini arttırmaktadır.

Tao öğretisinin olağanüstü sade davranış ilkeleri bugünün tüketim müptelası insanlarına nasıl öğretilebilir?

Tao öğretisindeki her olumlu öneri insanların birbirlerini yağmaladığı, en çok yağmalayanın en güçlü olduğu bu tüketim dünyasında uygulanması olanaksız bir ütopya olarak algılanabilir. Bugünün ortamı bu yozlaşmanın göstergesidir. Kimsenin ötekinin önüne geçmek için çabalamadığı bir ortamda, azla yetinen, para ve mülk biriktirmeyen, kimsenin hakkını yemeyenler övülecek insanlardır. Doğa insana alçakgönüllülük öğretir. Sadelik çok önemli bir özelliktir. Sade insan kurnaz değildir. Yaptığı işin karını düşünmez, bencil değildir. Haris değildir. Hırslarıyla dengesini yitirmemiştir. Varlığı sevdiği için ona saygılıdır. Bu davranışlar sükûnet getirir. Yaşamı aydınlatır. Tarafsız yapar. Birbirlerine böyle davranan insanlar kavga etmezler. İyi, yardımsever, aydınlık olurlar.

Lao Tzu'nun önerdiği bu insancıl aydınlık, dünya toplumlarının hala ulaşamadığı ve Batı'nın bu gidişle hiçbir zaman ulaşamayacağı bir toplumsal öneridir. Fakat 9-10 milyarlık nüfusuyla geleceğin dünyasının silahlardan çok böyle davranışların egemenliğine gereksinimi var.


 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
Felsefe