Sizin Doğrunuz Hangisi

Nuray Bartoschek


Yaşantımız süresince pek çok kez kısa sürede önemli kararlar almak zorunda kalırız. Kimi zaman karar verirken mantığımız ve duygularımız arasında çelişkiye düşeriz. Sağduyumuz ve aklımızı doğru yönde kullanmak hiç de kolay değildir.

Genellikle işin kolayına kaçar, çoğunluğun sesine kulak verir, en çok bilinen yönteme karar veririz. Eğer her koşulda zarar görmemiz kaçınılmazsa, "önemli olan 'o an'ı en az hasarla geçirmek" diye düşünürüz. Acaba gerçekten izlediğimiz yol doğru mu? Ya da "doğru" nedir?

Doğrular yerine göre esnetilir, eğilip, bükülebilirler mi? Sınavlarda geçerli olan "Üç yanlış bir doğruyu götürür kuralı yaşam içinde geçerli mi? Böyle "acil" durumlarda doğru kararı nasıl alabileceğimiz konusunda ilginç bir alıştırma yapmaya ne dersiniz?

Küçük bir köyde, çocuklar neşeyle demiryolunda oynamaktalar. İki demiryolu var, biri kullanım dışı, diğeri kullanımda. Yalnızca bir çocuk kullanımda olmayan rayların üzerinde, diğerleri ise trenin geçtiği demiryolundalar. Treni siz kullanıyorsunuz ve oyun oynayan çocukları son anda gördünüz. Treni durdurma şansınız yok. Ya makas değiştirip, kullanımda olmayan demiryoluna geçecek ve bir çocuğu ezeceksiniz ya da yolunuza devam edip rayların üzerindeki tüm çocukları öldüreceksiniz.

Evet, kararınız ne olurdu?

Bu soruyu sorduğum kişilerin çoğu " Tüm çocukları ezmek yerine bir çocuğu ezerim" diyerek makas değiştirip, kullanım dışı olan demiryoluna geçiş yapacaklarını söylediler. Aynı soruyu onbeş yaşındaki kızım Lara ve arkadaşı Simay'a sordum. Onların yanıtı büyüklerden farklı oldu. "Aynen yoluma devam ederdim, çünkü trenin geleceğini bilerek orada oynayan çocuklar hatalı, diğer çocuk değil." dediler. Doğrusu, onların bu yanıtı beni sevindirdi.

Akılcı düşünmek gerekirse, bir çok kişiyi yitirmektense bir kişiyi yitirmek doğru gibi görünüyor değil mi? Oysa önce "doğru" nedir ona karar vermeliyiz sanırım. Tek başına oynayan çocuk doğru karar vererek güvenli bir yerde oynamaktadır. Ama biz, trenin geleceğini bilerek tehlikeli yerde oynayan arkadaşlarının yerine, doğru biçimde davranan çocuğu cezalandırmayı düşünüyoruz. Bedelini yaşamıyla ödemesi beklenen çocuğun tek hatası (!) çoğunluğa katılıp yanlış biçimde davranmak yerine tek başına doğru olanı uygulamış olması. Ne dersiniz, bu işte bir terslik yok mu?

Bu farklı biçimlerde sosyal, politik ve iş yaşamımızda sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Azınlıkta olan ne denli akılcı, doğru, haklı olsa da çoğunluk ne denli aptalca hareket etse, onarılmaz hatalar yapsa da cezalandırılan azınlıklar olur genellikle.

Sınavlarda geçerli olan "üç yanlış bir doğruyu götürür" kuralı, çoğu kez günlük yaşam içinde farklı biçimlerde uygulanmaktadır. Üç yanlış insanı kurtarmak için bir doğru insanı kolayca gözden çıkarıveririz çoğu kez.

Çocuklar; yeterince yaşam deneyimi olmadıkları için, önlerinde onları etkileyecek pek çok olumsuz örnek olmadığı, çoğunluğun ne dediğini, ne düşündüğünü henüz bilmedikleri, umursamadıkları için özgür iradeleri ve sağduyuları ile yanıt verirlerken biz büyükler çoğu kez en az zararla "o an"ı kurtarmayı" düşünürüz.

Peki, makası değiştirdik, diğer çocukları kurtarmak uğruna tek çocuğu ezmeyi göze alarak kullanım dışı demiryoluna girdik diyelim, kaybımız yalnızca bir çocuk mu olacak dersiniz? Gözden kaçırdığımız çoook önemli bir ayrıntı var bence.

Tek çocuğun oynadığı demiryolunun kullanımda olmamasının bir nedeni olmalı değil mi? Biz yalnızca bir çocuğu gözden çıkardığımızı ve böylece bir kaç çocuğun yaşamını kurtardığımızı sanırken trendeki tüm yolcuların yaşamını da tehlikeye atıyor olmayalım sakın.

Yaşam yolculuğunda her birimiz makinistiz. Ne denli basit ya da bireysel görünse de aldığımız pek çok karar trendeki tüm yolcuları ilgilendiriyor. Yanlış kararlarımızın bedelini yaşamını doğrulara adamış insanların ödediğini, aldığımız yanlış kararlarla toplumun geleceğini de tehlikeye atıyor olabileceğimizi unutmayalım.

Doğru olan her zaman çoğunluğun söylediği değildir ya da herkes tarafından uygulanan her zaman doğru olan değildir.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 


 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült