Kişisel Gelişim

 

Kadınlar Erkeklerin Yaramazlık Yapmasını İster

Aşkım Kapışmak
 

Kadınlar daha küçüklükten itibaren süslenme, güzel görünme gerekliliği ile büyürler. Daha çocuk oyunlarından başlarlar.

İlk önce bebeklerini süsleyerek, saçlarını tarayarak öğrenirler, dış görünüşün önemli olduğunu.

Peki kadınlara bu dürtüler doğuştan mı gelir yoksa sosyolojik olarak bir öğrenmemidir?

İster kabile yaşamlarında, ister köylerde, ister büyük şehirlerde olsun, varolan dürtü aynıdır: Güzel gözükmek.

Eski yaşamlarda örneğin, Batı toplumlarında Kuzey Amerika'da kız babaları, çocukları adet görmeye başladığında, onu süsler, en güzel elbiselerini giydirir. Erkeklerle ilk ilişkilerini yaşaması için meydana götürürmüş. Daha o zamanlarda öğretilen bir davranış şekli galiba. Bir erkeğe kendini beğendirmek için güzel görünmek.

Çok iyi tanıdığım kadınlardan biri kısa süreli bir ilişki yaşamıştı. Erkeğin sosyal konumu ve ekonomik standartları oldukça iyiydi. Arkadaşım için vazgeçilemeyecek kadar etkiliydi. Sürekli kendini ona beğendirme çabası içine giriyordu. Alışveriş çılgınlığına kadar ilerlemişti boyut. Neyse, adam 2 ay sonra arkadaşıma ilgisiz tavırlar içine girmeye başladı. Çünkü adam kendisini her şeyden daha değerli gören bir erkek tipiydi. Sürekli gezdiği yerlerden, yaptığı sporlardan, gittiği güzellik salonlarından bahseden egosantrik biriydi. Arkadaşım ona güzel görünmek için elinden geleni yaptıkça, erkek kendi güzelliği ile onu bastırıp duruyordu. Bir ara acaba eşcinsel mi diye düşünmeye bile başlamıştık.

Adam bir yolunu bulup kızdan ayrıldı. İnanın arkadaşımın bana dediği tek cümle şu oldu:

"Kendimi ona istediğim gibi gösteremedim."

Şimdi diyeceksiniz, 'arkadaşın salak galiba'.

Ama kadınların çoğu bu evreyi yaşıyor zaten.

Aşk bu olsa gerek; kendini karşındakine beğendirme çabası. Kadın da, erkek de her türlü ilişkide kendini gösterme sürecini yaşar. Sosyal yaşamda, iş ilişkilerinde, arkadaşlık ve aşk sürecinde yaptığımız ilk şey karşınızdakini ikna edebilmek.

Bunun içinde dış görünüşümüzden, bilgimize, tavırlarımızdan, statülerimize her şeyimizi kullanırız. İlişkilerde konuşmaktan ziyade davranışlarımız, ne istediğimizi ortaya koyandır. İlginç bir şekilde karşımızdaki insanlar bilinçsiz bir şekilde ne istediğimizi hareketlerimizden algılarlar.

Aynen bir köpeğin, korkup korkmadığımız hemen algılaması gibi.

Kadınların genelinin yaptığı şey şudur: Diyelim ki partneri kendisini terk etti. İlk önce bir süreliğine kadın bunu tamamen kabullenmediği için sürekli güçlü ve güzel görünmeye çalışır. İnanılmaz kendine bakan, hiçbir şey olmamış gibi gözüken tavırları vardır. Ne zamanki ayrılığı tam anlamıyla kabullendir işte o andan itibaren kuyunun dibi gözükür. Kabullenme süreci, beynin savaşmayı bırakma sürecidir. Artık ilişki için motivasyon üretilmediği için biriken motivasyon aşırı strese dönüşür. Sosyal yaşamında sessiz, içine dönük, mutsuz, depresyonlu ruh haliyle gezini durur. Kendine bakım azalır çünkü savaşırken kendini göstereceği erkek artık yoktur. Yani kimin için ne yapsın?

Erkekte süreç farklı, dikkat ederseniz erkekler için önemli olan başı ve ayağıdır. Ayakkabısı marka olsun, saçları düzgün ve bakımlı olsun yeter. Genelde en çok önemsenen şey budur. Ama kadın tepeden tırnağa kadar baktığı için o kadar çok ayrıntılı düşünür ki şaşarsın. Vücudunda ve kıyafetlerinde dikkat ettiği her nokta ruhuna işlediği duygusal beklentilerini arttırır. Kadınlar bu yüzden bir yere gideceği zaman saatlerce hazırlanır. O kadar çok ayrıntı vardır ki, bu ayrıntılardan biri eksik olsa gününe kendine zehir eder.

15-20 senelik evli kadınların çoğu kendine bakmayı bıraktıkları için. Artık ev ve çocuklar daha önemli olmaya başlar. Bu kadınlar bana göre kadınsı özelliklerini yavaş yavaş yitirip erkeksi özelliklere sahip olmaya başlıyorlar. Çoğunun kocası ise kadınsı özellikleri fazla olan kadınlarla eşini aldatmaya başlıyor.

Genelde tanıdığım tüm kadınlar böyle bir süreçte aynı şeyleri yaşarlar.

Doğu toplumlarında işin şekli biraz daha farklıymış. Genelde büyükler karar verirlermiş kızın kiminle evleneceğine. Yine de kızı istemeye gelme merasiminden itibaren başlarmış kızların özenle süslenmeleri.

İnsanoğlunun yaptığı her eylemin bir nedeni olmalı. Niçin kadınlar güzel gözükmek ister?

Süreci farklı bir açıdan gözlemlediğimde ilginç bir ayrıntı dikkatimi çekti. Kadınlar çocukluğundan itibaren süslendikçe başkalarının "Aaa, çok güzel olmuşsun!" sözleriyle yaşarlar. Bunu erkek dünyasında pek duymazsınız. Düşünsenize kocanız giyinip işe gittiğinde iş arkadaşları ona, "Abi çok hoş olmuşsun!" derlerse ne olur. Ama kadın giyinip gittiğinde: "Canım çok hoş olmuşsun." cümlesi gayet normal karşılanır.

Bu ve benzeri cümlelerle yaşayan kadınlar, kendi içlerinde yaptıklarının ne kadar önemli olduğunu hissederler. Her halde televizyon programlarında en şık en rüküş muhabbeti buradan geliyor.

Erkekler bu tip cümlelerle pek karşılaşmazlar. Erkek daha çok güzel olanı fark etmeye programlanmıştır. Seçici algısı sosyal yaşamda bunları arar. Tabi bu arayış ve bulduğuna karşı tutumla davranışları erkeğin kültürel yaşamına göre değişir.

Güzel olanı bulur ve sonra kendini beğendirme çabasına girerler. Her erkek aşık olduğu andan itibaren çocuksu davranışlar sergilemeye başlarlar. Sanki çok istediği bir oyuncağa sahip olur gibi yaşarlar. Sürekli onunla oynar onu kırmamaya, kaybetmemeye çalışır. Onu paylaşamaz kimseyle. Benim diyerek sahiplenir.

Bu dönem kadının erkeğe bağlandığı dönemlerdir.

Erkeğin yaptığı bu davranışlar nedeni; kadına kendisini farklı hissettirmektir. Çünkü her kadın erkeğinin sadece kendisine yaramazlık yapmasını ister.


 

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült