Kişisel Gelişim

 

Değişmek Ya Da Değişmemek

Shad Helmsetetter


ŞU ANDA YA DA GELECEKTE bir değişiklik yapmak üzere karar verebilirsiniz. Birkaç cesaret verici söz söylememe izin verin. Ne yapmak istediğinizi biliyor olmanız muhtemeldir. Eğer durum buysa, en içteki aklınız size zamanın geldiğini söylüyorsa zamanı demektir.

Shakespeare “Olmak ya da Olmamak” sözlerini yazdığında, benlik in özüne dokunduğunu bilmemiş olabilir. Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu dur. Olmak ya da olmamak; başarmak ya da başarmamak; yapmak ya da yapmamak? Bu sorunun cevabı hepimiz için geleceği ve başarıyı belirleyecek cevaptır.

İlerlememizin kaydını tutmak iyi bir fikirdir. Ne kadar iyi gittiğimizi kendimize sormak sağlıklıdır. İleriye doğru hareketimizi ölçmeye, yargılama ve değerlendirmeye hakkımız ve ihtiyacımız vardır. Bir yere ulaşıyor muyuz, yoksa elimizden gelenin en iyisini mi yapıyoruz? Yapmayı istediğimiz şeyi mi yapıyoruz, yoksa başka bir şeyi, daha iyi bir şeyi nıi yapmak isteriz? Her yönümüzle kendimizi en saf beklentilerimizle bir hizada ve uyum içinde mi tutuyoruz, yoksa bir iki değişiklik yapmak ister miyiz?

Çoğumuzun hayatımızda yapmak istediğimiz değişiklikler vardır. Küçük bir değişiklik, bir şeyi başka türlü yapmamıza veya bir şeyle geçmişte uğraştığımızdan daha iyi bir yolla ilgilenmemize yardım edecek bir şey yapmak istediğimiz zamanlar vardır. Eski olanı tamamen atıp yeni olanı almak üzere topyekün değişiklik yapmak istediğimiz zamanlar da vardır!

Hayatı “yürür” hale getirmek, birkaç değişiklik yapmak kadar basitse, neden yapmayasınız?

Bir Değişiklik Yapmak İster Misiniz?

Hiçbir şeyi, evde ya da işte bir sorunu halletmek kadar istememiş insanlar tanıdım. Kendileri ya da hayatlarıyla ilgili, onların gelişmelerine ya da hayatlarını biraz daha kolaylaştırmalarına yardımcı olacak küçük bir değişiklik yapmak isteyen insanlar tanıdım. Her şeyden bıkmış insanlar da tanıdım. Hayatlarını büyük çapta değiştirmek istiyorlardı. Değişik iş, yeni bir eş, her şeyi satıp başka eyalete taşınmak gibi. Hayatlarını ve geleceklerini değiştirmek için ne gerekiyorsa yapmak istiyorlardı. Evlerini, arabalarını veya kariyerlerini değiştirerek yaşamlarını değiştirmeye çalışan insanlar tanıdım.

Ama çoğu için, bu değişiklik gerçek değişiklik değildi; sonuç vermedi. Eski kendilerini de birlikte götürdüler. Fikir değişikliği, bir oyundaki kostümlerin değişikliği kadar incinebilir ve geçicidir. Arkadaşlarımızı, eşlerimizi, işlerimizi, bölgemizi değiştirebiliriz ama iç benliğimizi de bizimle götürürüz. Bizi mutsuz etmiş, bize yardım etmiş ya da ilk etapta başımızı derde sokmuş aynı içsel kimliğimizi. Gittiğimiz her yere, yaptığımız her şeye eski imajımızı da birlikte götürürsek, bir sonraki denememizde daha iyi sonuç alacağımızı nasıl bekleriz?

Eğer inançlarımızda, tutumlarımızda, duygularımızda, davranışımızda, eylemlerimizde veya sonuçlarda önemli bir değişiklik yapmak istiyorsak, en başından, kimin yönetimde olduğuna, değişiklikleri kimin veya neyin kontrol ettiğine karar vermeliyiz.

Hayatınızda oluşan değişiklikleri nasıl teşhis edeceksiniz? Onlar bir kazanın, kaderin, olayın, yoksa kişisel kararın sonucu mudur?

Değişiklik ya sizin dışınızdaki bir şeyin size olmasıyla ya da içinizdeki bir şeyin değişikliğe yol açması sonucu oluşur.

Dışsal Etkilerle Yaratılan Değişiklik

Bu tür değişiklikte bizi ikaz eden büyük çaplı psikolojik bir etki yoktu. Bu tür değişiklikle ilgili travmatik hiçbir şey yoktur. Aslında onunla ilgili dikkat çeken hiçbir şey yoktur. Bu değişiklik normal ve sıradan bir şekilde oluşur: Değişiklik, düşüncemizin kıyılarını, günden güne, saatten saate yeniden şekillendiren dışsal etkinin amansız, görünmez dalgalarının sonucudur.

Bize olan bu tür değişiklikler, beklentiler, küçük çaplı olaylar, şirket politikaları, kişisel ilişkiler, akrabalar, ailenin ihtiyaçları, ana babaların otoritesi, dini inançlar, akranların bakışları, her tür reklam, ekonomik trendler, televizyon, radyo, dergiler ve gazetelerin günlük yayınına açık olma, sosyal gerekler, siyasi pozisyonlar, tuhaf fikirler, yakın arkadaşlar ve rastgele yapılan yorumlar yoluyla bize gelen küçük çaplı tutumların sonucudur.

Bu etkilerin hayatımızın çoğunu şekillendirmesi gariptir; ama bu böyledir. Bunların hepsi kötü ya da tersi değildir, şüphesiz bazıları gerekli ve faydalıdır. Bu etkilerden birkaçı bulmayı umabileceğimiz en iyi türdendir. Ama grup olarak alındığında, yaşamlarımızdaki günlük etkiler, nadiren çalınan büyük senfonilerin notaları gibidir. Daha çok, bir kez bile iyi yaşanan bir hayatın kalıcı ve güzel orkestrasyonunu yaratmadan ya da istemeden, vasati bir perdeden yazılmış, umut ettiğimiz, muhteşem finallerin yükselen kreşendosundan daha az ilginç bir finale doğru yönelen, ahenksiz melodilerde yavaşça gezinen düz bir şekilde yazılmış ezgileri olan ağıtlardır.

Günlük yaşamın şartlaması, insanlığın en büyük ihtiyacının, sosyal varlığının devamı, aynı zamanda her insanın da en büyük başarısı olduğuna bizi nasılsa ikna etmiştir!

Sonuç şudur: Biz başarmaya doğru değil, başkalarının bizi kabulünü sunan var olmaya doğru yavaşça, bilmeden değişiriz, bununla yetiniriz. Yapmamız gereken şeyi yaparız. Yapabildiğimiz kadar iyi yaparız, başkalarıyla mümkün olduğunca iyi geçiniriz, rollerimizi oynarız, işimizi yaparız, gelecek için biraz bir kenara koyarız ve en iyisini umarız. Çocukken kurduğumuz hayallere, artık inanmamayı öğreniriz.

Bu, bize çalmamız öğretilen ezgidir. Hepimizin bütün bir orkestra olduğuna inanmak, bunu bilmek yerine, yalnızca flüt olduğumuza inanmaya yönlendirildik. Bir arkadaşın asılsız dedikodularını dinler, sözde liderlerin önderliğini izler, yaşamımızı bizim yapımız olmayan bir kalıba uydurur, hayallerimizi ceplerimize tıkar ve daha iyi şeylerin olmasını umarız.

Böylece yaşadığımız hayatlarla değişiriz. Çoğumuz için bu nadiren felaket dolu olayların vahim değişiklikleridir. Bu içinde yaşanan şartların ağır, kesin ve çevremiz tarafından empoze edilen değişikliklerdir. Parçası olduğumuz şey bizim parçamız olur. Algıladığımız ve kabul ettiğimiz şey bizim de olacağımız şeyin önemli bir parçasıdır.

Kişisel Tercihle Yaratılan Alternatif Değişiklik

Yaşamlarımızda kişisel tercih ile yaratılan değişiklik, bireylere, hepimize bırakılmış bir tür değişikliktir.

Ne yaptığınızın, nasıl yaşadığınızın, ne olduğunuzun neredeyse tamamen size kalmış olduğu hakkında hiç düşündünüz mü? Tabii ki ilgilenmeniz gereken dışsal olaylar da vardır, ama bunlarla nasıl başa çıkacağınız şu anda ve sonuç olarak hiç kimseye değil, size bağlıdır. Bir sonraki aşamada ne yapacağınıza karar vermeniz, bir sonraki aşamada yapacağınız şeyi belirleyecektir.

İstediğiniz şeyi yapma kararım verin, bir sonraki adımınız size ait olacaktır. Sırtınızı yaslayıp dış dünyanın rehber olmasına izin verin, o rehber olacaktır. Bir sonraki adımınızı ve bu suretle geleceğinizi belirlemeye karar verin, bunu yapabilirsiniz. Her soluğu kendi başınıza almayı sağlayacak kararı verin. Buna tutunun, her soluk, adım, hareket ve başarı sizin kendi eylemimiz ve tercihiniz olacaktır.

Nöroloji araştırması şunu ispat etmiştir: Kendiniz için belirlediğiniz şeyler, tasarladığınız ve enerjinizi verdiğiniz şeyler, kurduğunuz hayalleri dokunulabilir gerçekliğe dönüştürecek bir yaşam gücünü yaratacak veya çağıracaktır. Ama bunu işler hale getiren süreci henüz öğrendiniz: Düşündüğünüzü nasıl düşüneceğinizi öğrenin, kendiniz için geleceğinizin büyük kısmını belirlemeye ve yeniden yönlendirmeye başlayacaksınız. Düşündüğünüz şeyi nasıl düşüneceğinizi öğrenirseniz, kendinizi tekrar kontrol altına alacaksınız.

Geçmişte yaşamlarımızın büyük kısmını yönlendiren, kontrol eden, yöneten başkalarının düşünceleri, fikirleri, talepleri, etkileri olduğu gibi, şimdi de bize, kendimiz için, geleceğimizi değiştirme şansı veren kendi zihnimizin kişisel kontrolüdür.

Bu kadarını yapabilirsiniz. Dilerseniz, sizinle değiştirmek veya başarmak istediğiniz şeyler arasında duran duvarı kırabilirsiniz. Bunu yapacak iradeyi kendinize verin. Olmak istediğiniz yere sizi getirecek inancı, tutumu, duyguyu ve eylemi kendinize verin.

Sonuncu Fark

Bu yolculuğa, zihnin işleyişinden ve yalnızca iyi sonuç vermekle kalmayıp, bu sonucu sürekli kılacak bir yanıt için benim kişisel arayışım içinde muhtemel çözümler labirentinden başladık. Geçici başarı iyidir, ama geçici başarıyı kalıcı bir yaşam şekline dönüştüren bir şey daha çok akla yakındır. Her günü daha başarılı bir şekilde yaşamak, hepimizin içimizde bir yerlerde, ulaşmayı istediğimiz şeydir.

Hiç sihirli formül yoktur, bundan eminim. Hızlı çözümler, bir gece içinde düzeltmeler yoktur. Sorunu veya hedefi belirleyin, onu nasıl düzeltebileceğimizi yada yaratabileceğimizi bir süre için bize anlatan kitabı veya tavsiyeyi bulabiliriz.

Birçok şekilde bu noktaya geldik. Teknolojide, şekilsel zenginlikte, hayal bile etmediğimiz yüksekliklere ulaştık. En aşağımızda bile, birkaç on yıl içinde yaşamış en zengin kral ve kraliçelerin hayatlarında sahip olduğundan daha fazla konfor, yaşamı kolaylaştıracak daha fazla alet ve edevat var. Tıp ve bilimimiz sayesinde, dünyada yaşama potansiyelini geçmişte birkaç jenerasyon öncesinde bile mümkün okluğu düşünülenden daha fazla yıl uzattık. Bizi kuşatan yüzeysel boşluk tabakasını keşfettik. İşlerimizi, çevre şartlarımızın bir kısmını ve kaderimizin küçük bir parçasını yönetmeyi öğrendik.

Fakat, yapacağımız her şeyin kalbi ve özü olan yaşamımızın bir parçasını yönetmeyi henüz öğrenmedik. Zihinlerimizi yönetmeyi henüz öğrenmedik.

Çözüm

Zihninizin olanaklarını yönetme, kontrol etme ve yönlendirmeyi öğrenmek en zorlu mücadeledir.

Her türlü yönetimin, başkalarının yönetiminin, kaynakların yönetiminin ve geleceğinizin yönetiminin anahtarı İçe Dönük Yönetimdir.

İçe Dönük Yönetim doyum ve anlam dolu bir hayat sürmekle, yıllarımızı kendi inançsızlığımızın dar görüşlü sınırlamalarıyla çevrelenmiş, boşa geçmiş ve eksik olarak tamamlamak arasındaki farktır. İçe Dönük Yönetim, sonuncu zaferdir. Ve çözümü ulaşabileceğimiz uzaklıktadır.

Yakın zamana kadar en büyük düşmanımızın ismini bile bilmiyorduk. Olabileceğimiz şeyin en küçük parçasına kadar bizi sınırlayan şu duvar. Düşmanımız bizdik. Düşündüğümüz düşüncelerdi. Kendimiz olduğuna inandığımız, sınırlanmış kendi portrelerimizi yaratan kendi düşünüş tarzımızdı.

Teknolojimiz bize bir şey öğretti. Kendi beynimizin çalışma sistemini kavrayışımız bize doğru yönü işaret etti. Yaptığımız ve kendimizle yaptığımız şeylerin tesadüfi olmadığını öğrendik. Kim olduğumuzun ve ne olduğumuzun genetik eğilimlerin rastgele birleşiminden daha fazlasının sonucu olduğunu öğrendik. Daha sonra ne olacağının her birimiz için düşünebildiğimizden daha fazla bize, ne düşündüğümüze bağlı olduğunu öğrendik.

Kendinizle konuşun! Sözleri, doğru sözleri öğrenin ve onları kullanın. İçe Dönük Konuşmanızı günlük, bilinçsizce yapılan, kendiliğinden bir alışkanlık haline getirin. Kendinizle şefkatli, sevecen, ilgili, güçlü, talep eden ve kararlı bir şekilde konuşun. Kendinizle her gün, doğru şekilde konuşun.

Bunu ne zaman başarırsanız, kendinize verebileceğiniz en mükemmel hediyeyi vermiş olacaksınız. Unutmayın,

Sen var olan her şeysin,

Düşüncelerin, bayatın, gerçekleşen rüyalarınla.

Sen, olmayı seçtiğin her şeysin.

Ve sonsuz evren kadar sınırsızsın.

Olumlu İçe Dönük Konuşma İyi Sonuç Verir!

Kendinize söylediğiniz şeylerin % 77 kadarı size karşı çalışıyor olabilir! Hayat değiştiren bu kitapta, İçe Dönük Konuşma’nın basit, devrim yapan tekniğinin olumsuz programlamayı nasıl tersine çevirip, yaşamınızı yeni, hayati bir enerjiyle dolduracağını keşfedeceksiniz.

Harici çözümler geçicidir. İçe Dönük Konuşma programı kalıcı davranışsal değişime yönlendirir. Çünkü beyninizin algıladığı bütün mesajları sessiz, sözlü, yazılısız kontrol edersiniz.

İçe Dönük Konuşma, insan beyninin bilgiyi nasıl algıladığı ve kabul ettiği üzerine yapılan en son bilimsel gelişmelere dayandırılmıştır. Bir değişiklik yapmayı ve bunun kalıcı olmasını istiyorsanız, bunu beynin işleyişine uygun yapmak zorundasınız.

Bu yeni, kelime kelime programlama bilinçaltının beynin kontrol merkezi şartlanmalarını değiştirir. Bu özel sözcükler herkes tarafından, herhangi bir zamanda, olumsuz programı olumlu, yeni, tekrarlanan emirlerle değiştirmek üzere kullanılabilir.

KENDİNİZLE KONUŞUN!

SÖZCÜKLERİ ÖĞRENİN — DOĞRU SÖZCÜKLERİ —

VE ONLARI KULLANIN!

BAŞARIYI YAŞAMINIZDA KALICI KILIN,

İÇ KONUŞMANIN GÜCÜYLE!

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült