Edebiyat

 

Şiirsiz Dünya Hayali

Peyami Safa


Victor Hugo XIX. asrın müspet zihniyeti içinde Şiirin istikbali olmadığını iddia edenlere ağır bir cevap vermiştir. Bugüne kadar şair haklıdır. Şiir sağdır. Fakat teknik o kadar ileri gitmektedir ki, bütün güzel sanatları, hatta manevi ilimlerin ve felsefenin hayatını tehlikede görenlere rastlanıyor. Beş yüz sene sonra, renkli fotoğraf o kadar mükemmelleşecektir ki, torunlarımız, bizim zamanımızda ressam denilen sabırlı mahlûkların bir model karşısında saatlerce, bazen günlerce ve aylarca uğraşmalarını merhametle karşılayacaklardır. Teknik bilgilerimize hiçbir şey ilave etmeyen ve bize lüzumsuz hayaller veren şiir ve müzik gibi sanatları da geri çağların boşuna ruh çırpınışları sayacaklardır. Sinemanın harikaları yanında tiyatro da çocukların kukla oyunu gibi iptidai bir sahtelik sanatı halinde kalacaktır.

Güzel sanatların ölümü estetiğin, psikolojinin ve felsefenin de hayatını tehlikeye sokacaktır. Baştan başa maddeye bağlı bir değerler sistemi içinde ahlakın uğrayacağı inkılap, dostluğu bir alış veriş, aşkı bir cinsi ticaret, aileyi -kalırsa- bir şirket haline sokacak, bütün hayır ve fazilet duygularını, merhamet ve şefkati ortadan kaldıracaktır.

*

* *

Dünyamızın böyle bir geleceğe doğru yöneldiği korkusunun veya ümidinin değeri var mıdır?

Sırf tabiat ve madde planına irca edilmiş bir insan hayatı bir hayvan hayatı olur. Aradaki fark, hayvanın tabii şevki (iç güdüsü) yerine tekniğin kaim olmasıdır. O zaman insanı “teknik bir hayvan” diye tarif etmek lazım gelecektir.

*

* *

İnsan daha demir devrinde iken silahının kabzasına kuş ve çiçek resimleri kazıyordu. Bu süs faydasızdı. Silahın atım ve isabet gücünü artırmıyordu. Ancak silahı atanın manevi gücüne bir şey kattığı için süsün faydalı olduğu söylenebilir. Fakat bu faydanın şartı insanın güzellikten zevk almasıdır. Yani güzellik duygusu faydadan önce gelmektedir. İnsanı hayvandan ayıran fark da budur. İnsanın ilkel davranışlarında da faydayı aşan bir idealin hakimiyeti göze çarpıyor. Güzelliğe karşı bu meyil zamanımıza kadar, en büyük sanatları yaratarak devam etmiştir. Bugün en maddi ihtiyaçlara cevap veren endüstri mamullerinde bile kendine göre bir zarafet arıyoruz. Estetik duygu maddi hayatımızın her parçasında saltanat sürmektedir. Suyu bile zarif bir bardaktan içmeyi tercih ediyoruz. Güzelliğinden tecrit edilmiş bir dünyada insanın yaşama ve yaratma zevkini kaybedeceği, bu yüzden teknik icatlardan aciz kalacağı muhakkaktır. Çünkü bu icatlar da hayale muhtaçtırlar. İnsan muhayyilesini kurutan bir teknik bindiği dalı kesmeye mahkûm demektir.

Şiirsiz, musikisiz, resimsiz, ahlaksız, felsefesiz bir dünyada teknik de mümkün değildir. Kültürsüz bir teknik hayali peşinde koşanlar, robotların da bir kültür mahsulü olduğunu unutuyorlar. En zeki hesap makinesi, onu işleten bir insandan mahrum kaldıkça en basit hesabı yapamayacaktır.

Türk Düşüncesi, 1957

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült