Edebiyat

 

Eski Rusya Edebiyatı

Jean Bonamour


1. Sözlü edebiyat

Büyük Petro öncesi (1700-1725) dönemde Rusya’da çok zengin bir sözlü edebiyat olmuştur.

Kahramanları ve anlatı şemaları sürekli yinelenen birçok masal Avrupa, Asya kaynaklarından ve de ulusal kaynaklardan beslenmiştir. Bu masallardaki olağanüstü maceralarda popüler kahramanlar ve mitoloji kahramanları, insanlar, bildik ya da fantastik hayvanlar birbirine karışır. Büyük ölçüde folklordan da yararlanılmıştır bu masallarda: sözgelimi büyücü Baba Yaga, ormanlardaki ve evlerdeki cinler, periler. Son derece popüler olan (özellikle çocuk edebiyatı aracılığıyla) masallar çeşitli derlemelerde bir araya getirilmiştir ve bunların en önemlisi XIX. yüzyılda klasikleşmiş olan Afanasyev’in derlemesidir. Bu masallar X. yüzyılda yenilikçi edebiyat incelemelerine konu olmuştur (yapısalcı Propp’la birlikte).

Bilinalar (birkaç yüz dizeden oluşan epik anlatılar) yiğitlerin ve halk kahramanlarının maceralarını yüceltir. Bunlar X. yüzyıla kadar halk şairleri tarafından okunurdu. Yiğitler destan kahramanlarıdır: sözgelimi dev Sviatogor ya da köylü Mikula; bir efsane kral olan Güzel Güneş Vladimir’in hizmetinde Hıristiyan inancım savunurlar. Bunlardan biri köylü, otuz üç yaşında, mucizevi bir şekilde felçten kurtulan Muromlu Ilya, daha sonra başarılı yaşamını sürdürür: kendisinden genellikle Rus halkının sembolü, zayıf ama yetenekli biri gibi söz edilir. Tüccar Novgorod bilinalar çevriminde yiğit Sadko denizaşırı ülkelere zengin olmaya gider.

Köylülerin yaşamının olaylarında ilahiler eksik olmaz. Düğünler, cenazeler, şenlikler gerçek tiyatrolardır: genellikle pagan geleneklerden (ve kilisenin gadrine uğrayanların) etkilenmiş pantomimler ve ilahiler. Çok sayıda lirik şarkı, güfte arasındaki melodilerde daha fazla hissedilen nostaljik hüzünleriyle dikkat çekerler. Bu türlere tarihsel konulu şarkıları (özellikle XVI. yüzyıldan başlayarak), dinsel şiirleri (gezgin hacıların okudukları), genellikle köy düğünlerini ve varlıklı insanların konaklarını şenlendiren ve din adamları tarafından rahatsız edilen “skomorohi”ler tarafından yan doğaçlama olarak icra edilen satirik şiirleri eklemek gerekir. Çok zengin, biçimsel (sentaks yapısı, asonanslar) ve içerik (mizah ve alayla karışık “bilgelik”) açısından çok ilginç bir özdeyiş ve atasözü hazinesi köylü yaşamını ve geleneklerini yansıtır. Bilge yazar Dal XIX. da sık sık yeniden basılan bir derleme içinde binlercesini bir araya getirmiştir bunların. XVIII. yüzyıldan başlayarak ve XIX. yüzyılın ilk yansında yazıya geçirilen bu edebiyat modem çağın yazarlarını, sanatçılarını ve müzisyenlerini esinlemiştir. Ama tamamen popüler olduğu o dönemde bile özerk bir yaşamı vardı bu türün, yeni temalarla zenginleşiyordu ve X. yüzyıl başına kadar yaşamıştır.

Köylü toplum yapısı ve okuma yazma bilmeme durumunun yaygınlaşmasına yardımcı olduğu bu zengin sözlü edebiyatın sürekliliği, sözsellikle ilişkisi öteki Avrupa kültürlerine göre çok kısıtlı olan Rus kültürünü etkilemiştir. Masalların yaygınlaşması (bir Epinal resminde yaşlı süt annesinden kendinden geçmiş bir halde masallar dinleyen Puşkin görülür), Ortodoks litürjisinin (dindar halkın çok iyi bildiği) zenginliği, her dönemde iktidarın dinsel ya da siyasal baskılarıyla engellenen ya da tehdit altında olan yazının dışındaki canlı hafızayı güçlendirmiştir. Yaşlı müminlerin gelenekleri ve popülist propaganda edebiyatı ya da Sovyet döneminde Gulag Şiirinin canlılığı, ses kayıt cihazlarının önem kazanması ve “anekdotların (kısa devrimci öyküler) müthiş başarısı örnek gösterilebilir bu konuda. Ahmatova ve Mandelştam’ın en önemli şiirleri yakınlarının hafızası sayesinde kurtarılabilmiştir. Dolayısıyla, araştırmaları, Griboyedov’dan Gogol’a, Leskov’dan Zoşçenko ve Platonov’a kadar sözlü gelenekle özel ilişkiler içinde olan yazar sayısının fazla olması şaşırtıcı değildir.

2. Yazılı Edebiyat

Gerçek anlamda “eski Rus edebiyatı”nın belirgin özelliği, hem bu sözlü edebiyattan hem de Batı Ortaçağı’nın yazılı edebiyatlarından ayrılmasıdır. Bilgiççe bir dille kaleme alınmış, o dönemde konuşulan eski Rusça’dan, IX. yüzyılda Kiril ve Metodiy’in kullandıkları (Kutsal Kitap’ı çevirmek ve Moravyalılar’ı ve Güney Slavları’nı Hıristiyanlaştırmak amacıyla) Slav dilinden gelen ‘slavon’dan farklı ama sözlü dille az çok karışmış bir din adamları edebiyatıdır bu edebiyat. Bu edebiyat, ayrıca, çok erken dönemde yazıya geçmiştir ve laik amaçlara (yönetim, adalet, diplomasi vb.) hizmet etmiştir. Dolayısıyla, Slavon dili ve Rusça dönemlere, insanlara, türlere vb. göre etkileşimler ve farklı statülerle rekabet halinde birlikte yaşarlar.

Hıristiyanlaşmadan Büyük Petro’ya kadar eski Rus edebiyatı denen edebiyat uzun Rus Ortaçağı’nın yedi yüzyılına yayılır. Moğol istilalarıyla (XIII. yüzyıl) yok edilen süreci önce yavaş yavaş, daha sonra hızla yeniden gelişmeye başlar ve Slavon dilinin altın çağı XVI. yüzyılda Moskova edebiyat çevresinin “yeniden Slavon dilini kullandıkları” dönem içinde yer alır. XVII. yüzyılda Slavon dilinin gerilemesiyle yeni etkiler ortaya çıkacaktır.

Bu uzun yüzyıllar boyunca edebiyat yazılıdır: Moskova’ya 1560’a doğru giren matbaa Büyük Petro’ya kadar hiç kullanılmayacaktır neredeyse. Bu dönem yazarlarının adlan bilinmez genellikle ve kesinlikle özgünlük peşinde değildirler, çünkü yarar amaçlı (çoğu zaman eğitici) yapıt geleneksel bir tema üstündeki bir varyasyondur. Çeviri Bizans edebiyatının (kilisenin kabul etmediği yazılar, yıllıklar, hajiyografi vb.) önemi de büyüktür.

Bilinen ilk yazma çok zengin süslemeleri olan İncil derlemesi Ostromir İncili’dir ve 1056 tarihlidir. Birçok başka derleme, Izbomiki’ler aynı dönemde ortaya çıkmıştır. Dinsel metinlere (İncil, kilise babalarının özetleri) kimi zaman kısa retorik yazılan eklenir.

Yıllıklar örnekleri bilinen ilk türdür. Dünyanın yaratılmasından itibaren tarih yıllarının kısa bir anlatısını verirler; ortak mirastan alınan bu metinleri ilk yazanın (XI. yüzyıl başı) Kievli bir keşiş, NESTOR olduğu söylenir. Stillerin ve tekniklerin bir karışımı olan ve arasözlerle dolu Nestor’un öyküleri Slavlar’ın kökenini, Hıristiyanlaşmayı, çeşitli askeri seferleri vb. anlatır. Bu pitoresk ve canlı metinler günümüzde de sık sık gündeme gelir. Kronikler bu çok eski dönemlerin kısa bir özetinden sonra bir siyaset (Kiev, Novgorod, Pskov, Suzdal, Moskova kronikleri) ya da din (piskoposluk, manastır) merkezi tarihini anlatırlar. XVI. yüzyılda metropolit Makariy Nikon Yıllıktan gibi (1560’a kadar) önemli derleme siparişleri verir ama bu tür XVII. yüzyıldan başlayarak Moskova’da gerilemeye başlar. Başka bölgelerde (XIX. yüzyıla kadar Sibirya’da) uzun süre yaşayacaktır.

Moğol istilalarından önce retorik, vaazlar dolayısıyla gelişir. İlk Kiev Rus metropolü HİLARİON (XI. yüzyıl ortaları) ünlü Kanun ve İnayet Üstüne Vaaz’ında genç Rus kilisesini kutsar. Turovlu Kiril (XI. yüzyıl)vaazlarında uzman ve bilge bir retorikçi olarak tanıtır kendisini.

Hajiyografi Bizans’tan miras kalan bu türün kurallarına uyarak yerli azizleri yüceltir. Nestor Theodosia’nın (Kiev başrahibi) Yaşamı'nı kaleme alır ve öldürülen iki kardeşin, Boris ve Gleb’in (1072’de aziz unvanı verilmiştir her ikisine de) “çilesini” anlatır. Kiev’de Mağaralar manastırı Kilise

Babalarının yaşamı üstüne anlatılar çok fazla taklit edilmiştir. Bu bağlamda, ayrıca Aleksandr Nevski'nin Yaşamı'ndan ve BİLGE EPİFANOS’un (XIV. yüzyıl sonu XV. yüzyıl başı) “iç içe geçen sözcükler” tekniğiyle dikkat çeken ve olağanüstü bir retorik ustalığın görüldüğü hajiyografilerinden söz edilebilir. Burada da metropolit Makariy büyük bir projenin öncüsüdür: çeviri ve özgün yapıtlar içeren Büyük Menologion.

İsa'nın Kudüs'teki mezarını eksiksiz biçimde anlatan ve Kral Baudouin tarafından kabul edilen Kutsal Yerlere Yolculuk’u (11061108) gibi pitoresk seyahat anılarında ya da Üç Denizde Yolculuk (1466-1472) adlı yapıtında kendisini Hindistan'a kadar götüren müthiş yolculuğu naif ama kesin ayrıntılarla anlatan tüccar AFANASİY NİKİTİN'den ayrıca söz etmek gerekir.

Askeri sefer öyküleri ilgi gören bir başka türdür ve bunların bazıları eski Rus edebiyatının önemli metinleri arasında yer alır. En ünlüsü İgor’un Seferinin Öyküsü’dür (1185): Prens İgor'un Polovtsesler'e karşı giriştiği müthiş askeri harekatı anlatan bu öykü (bkz. Borodin'in ünlü operası) özenli bir dille ve Barok üslupla kaleme alınmıştır ve modem bir duyarlığa tanıklık eden Şiirsel güzellikler içerir. Özgünlüğü tartışmalıdır çünkü tek nüshası 1812 Moskova yangınında yanmıştır. Moğol istilasına bağlı çevrim içinde Don Ötesine Sefer Dimitri Donskoy’un Tatarlar karşısında kazandığı zaferi (1380) yüceltir. Bu tür XVI. yüzyılda daha da gelişecektir: Kazanın Almışının Öyküsü vb.

“Polemik” denen türler çeşitli uygulamalı ahlak sorunlarını işler: Prens VLADİMİR MONOMAH (1053-1125) aynı zamanda yaşamının bilançosu ve çocuklarının yararlanacağı ahlaki vasiyet olan bir Eğitim Kitabı kaleme almıştır. XV. ve XVI. yüzyılların kesiştikleri dönemde birtakım öğreti konuları ve fikir tartışmalarından polemikler ve el kitapları çıkar: manastırların toprak ve serflere sahip olma haklarına karşı çıkma, XVI. yüzyılda üçüncü Roma, Moskova teması, kilise reformu (uzun süre taciz edilen ve baskı gören, hümanist alim, Atos rahibi Maksim Gryek’le birlikte). ayrıca, yararlı öğütlere (bira üretimi, terzilik) katı ataerkil ahlak kurallarını ekleyen Ev Düzeni'nden de (Domostroy) söz etmemiz gerekir.

KORKUNÇ İVAN döneminin (15301584) en önemli polemikçi yazan kesinlikle çarın kendisidir: Prens KURBSKİY’le yazışmaları. Kültürlü biri ve iyi bir psikolog olan Kurbskiy çardan korkarak Litvanya’ya sığınır ve oradan hükümdarın siyasetini ve tavrını eleştirir. İvan, kendisine verdiği cevaplarda büyük bir yazar olduğunu kanıtlar, tam bir sanatçı olduğunu gösterir ve bu mektuplarda samimi ya da sert bir taşlama üslubuyla birlikte bilgelik ve retoriğin ağır bastığı misilleme özellikleri görülür.

XVII. yüzyıl boyunca yabancı etkileri, Ukrayna ve Polonya etkileri görülür ve bunlar genellikle Batı’yla aracı rolü oynarlar. Bu çalkantılı dönemde çok sayıda savaş öyküsü yazılmıştır: sözgelimi manastırı Aziz Sergey’in Polonyalılar tarafından kuşatılmasını (1608-1610) anlatan A. PALİTSİN’in oyunu (“Skazanie”) ya da Azak Kuşatmasının Öyküsü (16371641). Ama klasik türlerde bile yeni bir duyarlık görülür. Juliana Lazarevskaya’nın Yaşamı (oğlu tarafından kaleme alınmıştır) yüzyılda çileci özellikleri olmayan gündelik aziz yaşamını anlatır. Ahlaksal ve sosyal sorunlar “polemik" yapıtlarında daha cüretli bir tavırla ve didaktik bir dogmatizm olmadan anlatılır: adaletsizlikler, eşitsizlikler (Şemiyaka Davası), insanın kaderi (SefaletMutsuzluk Öyküsü).

Aleksey Mihayloviç Devrinde Rusya adlı yapıtın ayrı bir yeri vardır; yazarı, İsveç’e sığınan G. Kotoşihin (1667’de Stockholm’de ölmüştür) bu yapıtında “resmi bir dil”in egemen olduğu Rusya’nın XVI. yüzyıldaki karanlık ve ayrıntılı bir tablosunu çizer: barbar ve karanlık bir saray, halkın gelenek ve görenekleri, kurumlar, belli başlı siyasal olaylar (İsveç hükümetini bilgilendirmeyi amaçlayan kitap XIX. yüzyıl başında İsveç arşivlerinde bulunmuştur).

Yeni edebi türler ithal edilir: Papaz Gregorius tarafından Almanca yazılan, Rusça’ya çevrilen ve 1672’de çara takdim edilen Artakserkses Komedisi Rusya’daki ilk tiyatro oyunudur. Eğitimini Kiev’de tamamlayan vaiz POLOTSKLU SİMEON (16291680) oyunlar ve dinsel kitaplar yazdıktan sonra Polonya modeline göre (Rus halk şiiri dizeleri vurguya dayandığından) hece düzeninde dinsel ve didaktik şiirler yazmıştır.

Yaşlı müminlerin ayrılıkçılığı ve Patrik Nikon’un reformlarını reddetmeleri konsilin aforoz ettiği (16661667) din kurbanlarının sürgün edilmelerine, katliama uğramalarına yol açmıştır. Eski inancın azgın savunucusu Başpapaz AVAKUM Kendi Yaşamını kaleme almış ve bu yapıtında mücadelesini, eşi ve çocuklarıyla birlikte Sibirya’da çektiği müthiş sıkıntıları anlatmıştır. Kurban olmayı vaaz eden (ve 1682’de yandaşlarıyla birlikte yakılarak can veren) bir ruhani liderin tanıklığı olan bu yapıt aynı zamanda bir eş ve baba olarak acı çeken, işkencecisi çar Aleksey’le eski dostluğunu da unutmayan, boyun eğmez ve şefkatli bir yüreğin itiraflarıdır. Bu yazar son derece modem, dirençli, kutsal metinleri çok iyi yorumlayan bir uzman, aynı zamanda da beddua ve taşlamayı da iyi bilen büyük bir vaizdir.

Hajiyografi dünyasında yaşlı inançlıların edebiyatı, otobiyografi (Boyarin Morozava'nın Yaşamı: hapsedildiği yerde açlıktan ölmüştür) dışında inanç kanıtlamaları bağlamında tarih el kitapları ve çardan talepler vardır.

Eğlence yaşamına yönelik, laik bir edebiyat da bu dönemde ortaya çıkmıştır. Batı’ya özgü şövalye romanlarının Rusça uyarlamaları büyük ilgi görmüştür (sözgelimi Yiğit Şövalye Bava Koroleviç’in Öyküsü) ve bunlarda yeni temalar işlenmiştir: sözgelimi aşk temasını işleyen Altın Anahtarlı Yiğit ve Şanlı Şövalye Pierre’le Güzel Maguilena’nın Öyküsü. Birçok çarpıcı ve etkileyici maceranın anlatıldığı öyküler geleneksel ahlakçılığa karşı bir özgürlük eğilimini işlerler: sözgelimi Soylu Rus Frol Skobeev’in Öyküsü’nde aşk ve onur duygusunu keşfeden pervasız, sempatik bir maceraperestin sıkıntıları anlatılır.


 

 

 

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 

 

 
 + Büyüt | - Küçült