GÜNÜMÜZÜN HASTALIĞI:
STRES
Stres, günümüzün en büyük hastalıklarından birisidir. BİT (Cenevre’de
bulunan ve iş koşullarını inceleyen önemli bir organizasyon; Bureau
İnternational du Travail), 1993 yıllık raporunda, stresin çağımızın en
önemli sorunlarından biri olduğuna işaret eder. Stres, birçok hastalığa
neden olmaktadır; koroner hastalıklar, mide ülserleri, yorgunluk, migren,
depresyon vs.). Hatta bazı ülkelerde öldürücüdür. Örneğin; Japonya’da
sinirsel tükenme sorunu olarak ifade edilen ve “karoshi” adı verilen bir
durum, özellikle 24 saat çalışan işçilerde görülmüştür (Allahtan sayıları
çok fazla değildir).
Ana Sayfaya Dönmek
İçin Tıklayın
Figen Nas Sağlam
Stres: Genel Uyum Sendromu
Stres ya da genel uyum sendromu fikrini ilk kez Kanadalı bir biyolog, Hans
Selye ortaya atmıştır. Selye, bir hayvan popülasyonunun herhangi bir baskıya
maruz kaldığında (kalabalık, az gıda ya da gıdada sınırlama, çok az ısı),
hasta olduğunu ve öldüğünü gözlemlemiştir. Otopside o dönemde pek de
açıklanamayan şöyle bir durum bulunmuştur: Böbreküstü bezlerinin hacminin
artması. Bu bezler, sempatik sinir sisteminin işleyişinde önemli bir role
sahiptirler ve birçok hormon salgılarlar (en önemlilerinden birisi
adrenalindir).
Şöyle bir örnek ele alalım: Ne zaman bir strese maruz kalsanız (topluluk
önünde söz almak gibi) kalp atışlarınız hızlanır, sararırsınız veya
terlersiniz. Eğer hissettiğiniz korku ya da heyecan daha yoğunsa fiziksel
tepkiler daha da önemli olabilir; kusma, idrar kaçırma gibi. Tüm bu
tepkiler, hormonların aşırı üretimine bağlıdır ve uzun vadede hastalıklara
neden olurlar.
Farelerle yapılan şöyle bir deneyden de bahsetmek isterim: Farelere aynı
anda hem yiyecek (ödül) hem de elektrik (ceza) verilir. Bu durum farede aynı
zamanda hem zevk hem de acı oluşturur. Bu iki zıt uyaranı nasıl
yorumlayacağını bilemeyen farede mide ülseri görülmüştür.
Stresin 3 Evresi
Avrupa İş Sağlığı Ve Güvenliği Ajansı (Agence Europeenne pour la Securite et
la Sante au Travail)’na göre; stres, kişinin ona yüklediği karmaşa ile
stresle başa çıkma becerileri arasında yaşanan dengesizlik sonucu oluşur.
En iyi başlangıç noktası, sizin için neyin stres nedeni oluşturduğunu
bulmaktır. Şunlar stres nedeni olabilir:
1- Hayatınızın dikkate değer olayları: Evlilik, iş değişikliği, taşınma,
boşanma, sevilen birinin kaybı vs.
2- Uzun süreli üzüntü veya keder: Çocuklarınızın geleceği ile ilgili
tedirginlikler, ekonomik problemler, kronik bir hastalık vs.
3- Günlük engeller: Trafik sıkışıklığı, kullanmak istediğiniz bir aletin
bozuk olması, kayıtsız insanlar vs.
Stresli bir olay yaşadığınızda vücudunuz bir seri değişiklik hisseder. Bu
değişiklere stres tepkisi denir. Bu tepki, üç evrede incelenir.
1- Alarm Tepkisi: Başlangıçta vücudunuz adrenalin salgılar; kalbiniz hızla
çarpmaya başlar, terlersiniz, kısa ve çabuk nefesler alırsınız. İyi olaylar
da kötüleri gibi bu duruma neden olurlar; bir gece sonraki düğününüz veya
işinizi kaybettiğiniz gün.
2- Direnç Evresi: Eğer birinci evredeki belirtileri hissetmeye devam
ederseniz, vücudunuz şeker ve yağ rezervlerini serbest bırakmaya başlar. Bu
durumda, “sonuna gelmiş gibi”, yorgun ve baskı altında hissedersiniz. Daha
çok kahve, sigara ve alkol tüketebilirsiniz. Kaygınız artar. Unutkan
olabilirsiniz. Her zamankinden daha sık ve çabuk nezle, grip olabilirsiniz.
Yapılan araştırmalar, strese maruz kalmış bireylerin kanında lenfosit
seviyesinin kayda değer bir oranda düştüğünü göstermektedir. Bu nedenle
stres altındayken enfeksiyonlara karşı daha açık oluruz. Kendinizden de
bilirsiniz; kendinizi iyi hissetmediğiniz dönemlerde gribe, anjine ya da
sinüzite daha kolay yakalanırsınız. Tam tersine kendinizi iyi hissettiğiniz
dönemlerde ise etrafınızdaki herkes hasta olsa bile viral enfeksiyonlara
yakalanmazsınız.
3- Tükenme Evresi: Eğer stresle başa çıkma konusunda yetersiz kalırsanız
stres kronik bir hal alacaktır. Bu evrede uykusuzluk hissedebilirsiniz.
Kişilik değişiklikleri olabilir. Mantık (yargılama) hataları yapabilirsiniz.
Ciddi bir hastalık (enfarktüs, mide ülseri, hipertansiyon) olabilir.
Stresi Yönetme Teknikleri
1- Problem odaklı
· Problemlerin çözümü
- Beni ne meşgul ediyor?
- Ne istiyorum?
- Ne yapabilirim?
- Bu bana ne kazandıracak?
- Neyi seçiyorum?
- Seçtiğimi yapabilir miyim?
- Şimdi bunu yapıyorum?
- Bu yaptığım etkili mi ?
· İletişim becerilerini geliştirmek
- Hayır demesini bilmek
- Duygularını ifade etmek
- Eleştirilere cevap vermek
· Zaman yönetimi
- Öncelikleri tespit etmek
- Hoşa giden etkinliklere gün içinde yer ayırmak
· Çevredeki insanların desteği
- İhtiyaçlar hakkında insanları bilgilendirmek
- Onlara teşekkür etmek
- Herkesin kendi tarzına ve kapasitesine göre yardım edebileceğini kabul
etmek (kimi sırdaş, kimi boş zamanlarda destek, kimisi ise görevlerin
paylaşımında yardımcı)
- Hastalıktan başka şeyler konuşmak
· Çevreyi değiştirmek için çaba
- Çevreyi daha güvenli kılmak
- Çevreyi daha “basit” kılmak
· Çevreden çekilmek
- Kendine dinlenme süresi vermek
- Özel anlar yaratmak
2- Duygu odaklı
· Dikkatini başka yöne çevirmek
- Okuma, yürüyüş, spor
* Yaşanılanların anlamını kavramak
- Dini yön
- Değerler ve inançlar
- Eğilimler
* Duygusal bir mesafe koymak
- ….. olayına daha uzaktan bakmak
- Mizah
- Olayları dramatize etmemek
* Kendini aynı durumda olan başka kişilerle karşılaştırmak
* Duygularını ifade etmek
- Çok yakın bir dosta
- Aile bireylerine
* Kendini gözlemlemek
* Tıpkı bir arkadaş ile konuşur gibi kendi kendiyle konuşmak
- Kendine talimatlar vermek ve cesaretlendirmek
* İmkansız yerine olanakları geliştirmeyi seçmek
* Gevşeme tekniklerinin kullanımı
Stresle başa çıkmak
Her birey farklı özelliklere sahip olduğu için stresle başa çıkmanın tek bir
yolu yoktur. Bununla birlikte kısa ve uzun vadede uygulanabilecek bazı
öneriler aşağıda sıralanmıştır.
1- Problemlerinizi belirleyin. İşiniz, sosyal ilişkileriniz veya ekonomik
durumunuz sizin için stres kaynağı mıdır? Yüzeysel ve daha az önemli
problemler, gerçek ve daha derindeki problemlerinizi maskelemekte midir?
Problem hakkında biraz fikriniz olursa bir şeyler yapabilirsiniz.
2- Problemlerinizden bahsedin. Aileniz ya da arkadaşlarınız belki bazı
problemler yaşadığınızı fark etmemişlerdir. Bunu anladıklarında size iki
şekilde yardım edebilirler; ilk olarak, sizi dinleyerek. İkinci olarak da
çözüm yolları önererek. Eğer zorlukları bir an için unutarak
arkadaşlarınızla güzel bir akşam yemeği yerseniz, sorunlarınızın yarı yarıya
azaldığını göreceksiniz.
3- Stresinizi yönetmeyi öğrenin. Başaramıyorsanız bir uzmandan yardım
isteyin.
4- Zihninizi problemlerden arındırmanın yollarını bulun. Meşguliyetler bulun
(spor, müzik, sanat). Kısa bir an için bile olsa problemlerinizi düşünmemek,
onlara uzaktan bakmanızı sağlayacak ve çözümü kolaylaştıracaktır.
5- Gerginliği azaltın. Yürüyün, ev temizleyin, bahçeyle uğraşın. Birkaç
gevşeme tekniği öğrenin. Kendinize gün içinde gevşeme anları ayarlayın.
Örneğin; eve döndüğünüzde hiç değilse birkaç dakika karanlıkta ve mümkünse
gürültüsüz bir yerde uzanın. Ya da sırtınızı rahatlatmak için yere uzanın.
Boynunuzun altına bir yastık koyun. Bacaklarınızı bükün veya yatağınızın
kenarına dayayın. Nefes alıştırmaları yapın; burundan soluksuz kalana kadar
nefes alın ve ağızdan verin. Gerinin ve vücudunuzun her kısmı gevşesin.
Gerinme sırasında nefes verin ve gevşeme sırasında alın.
6- Beslenmenize dikkat edin. Dengeli beslenmeyi öğrenin. Alkol, sigara ve
kahveye dikkat edin. Bazı kişiler bunları sakinleştirici olarak kullanırlar,
ancak, gerçekte kaygıyı arttırırlar.
7- Şu tuzaklardan kaçının: Yalnızlık, kaçınma, soğukluk, katılık, kontrol,
öfke.
Son söz
Stresin nedenleri kadar her birimizin stres karşısındaki hareket tarzı
önemlidir. Kuşkusuz hayatın neredeyse tüm olayları, kaygı kaynağıdır. Ancak
bu, herkes kaygılı demek değildir. Çok stresli bir hayatınız olabilir, ama,
siz geceleri rahatça uyumaya devam edebilirsiniz.
Unutmamak gerekir ki; stressiz bir hayat mümkün değildir ve istenen bir
durumda değildir. Bir dereceye kadar stres, kişinin gelişimi için
gereklidir. Onu motive eden bir güçtür. Amacımız, demin bahsettiğimiz üçüncü
evreye yani; tükenme evresine geçmemek, stresi kronik bir hale
getirmemektir.