Panik Bozukluk


Ayla Hanım bir süredir sık sık Kardiyoloji ve dahiliye uzmanlarına taşınıyordu. Bazen de acil ünitelerine müracaat etmek zorunda kalıyordu. Çünkü ayda birkaç kez herhangi bir neden olmadan; boğazı tıkanıyor nefes alamayacak gibi oluyor ve o sırada kalbi yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor; bir an ölümün soğukluğunu iliklerine kadar hissediyordu. Görmesi bulanıklaşıyor, sırtından terler boşanıyordu. Nöbeti 10-15 dk.'da zirveye ulaşıyor, sonra bu dehşet nöbeti geldiği gibi aniden kayboluyordu.
Gittiği doktorlara kalp elektrosu çektiriyor, ekokardiogram yaptırıyor, bütün kan tahlillerine baktırıyor, fakat bu nöbetlerini açıklayacak bir şey bulamıyorlardı ...
Oysa kendisi astım krizi veya kalp krizi geçirdiğini düşünüyor, büyük korkular yaşıyordu. Nöbeti olmadığı zamanlarda da aynı dehşetli anlar yaşayacağına dair, kaygıları her geçen gün artıyordu. Bazen sokağa yanlız çıkmaktan korkuyordu. Yanında birisi olunca kendisini daha güvencede hissediyordu...

Ayla hanımın çektiği sıkıntıyı, toplumdaki her yüz insandan 2-3 tanesi yaşayabiliyor. Peki yaşanan tablonun adı nedir? Ayla hanımda olduğu gibi, fiziksel muayene, tahlil ve tetkiklerle birşey saptanmadığında bu hastalığın adı PANİK BOZUKLUK'tur. Yaşanan fırtınalı dakikalar PANİK NÖBETİ'dir.

Nedir Panik Bozukluk?

Panik bozukluğu herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan, özellikle kalbin hızlı çarpması nefes alamama, boğazda tıkanıklılık hissi, kontrolü yitirme ve ölüm korkularının eşlik ettiği panik nöbetleri ile karakterizedir. Panik nöbeti geçirmekte olan kişiler sanki kalp krizi geçiriyorlarmış gibi dehşetli dakikalar yaşarlar.

Panik Nöbetinde görülebilen belirtiler şunlardır:
Taşikardi ( Kalbin normelden fazla çarpması )
Nefes darlığı, boğuluyormuş gibi olma
Göğüs ağrısı, bazen sol kolda ağrı.
Titreme ,terleme , soğuk-sıcak basmaları.
Baş dönmesi, göz kararması, baygınlık hissi.
Bedende uyuşma ve karıncalanmalar.
Olayları nesneleri bir sis perdesinin arkasından görme.
Kontrolü kaybetme ya da çıldırmaktan korkma.
Bulantı ya da karın ağrısı.
Şiddetli ölüm korkusu.

Amerikan Psikiyatri Birliği, panik nöbetini yukarıdaki fiziksel ve ruhsal belirtilerden en az dördünün eşlik ettiği, herhangi bir dış uyarıya bağlı olmaksızın ortaya çıkan korku ve bunaltı dalgası olarak betimlemektedir.

Panik Bozukluk teşhisi koymak içinde aşağıdaki ölçütlerin karşılanması gerekmektedir.

DSM-IV Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu Tanı Ölçütleri

A. Aşağıdakilerden hem (1) hem de (2)'nin olması:
Yineleyen beklenmedik panik atakları
Ataklardan en az birini, bir ay süreyle aşağıdakilerden biri izler:
Başka ataklar yaşanacağına ilişkin süregelen düşünceler.
Atağın yol açabilecekleri ya da sonuçlarıyla ilgili endişe
Ataklara bağlı olarak gelişen önemli davranış değişiklikleri

B. Agorafobinin olmaması

C. Panik atakları bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan Fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

D. Panik atakları,sosyal fobi, özgül fobi, obsesifkompulsif bozukluk, posttravmatik stres bozukluğu ya da ayrılma anksiyetesi bozukluğu gibi diğer mental hastalıklarla daha iyi açıklanamaz.

Agorafobinin olduğu durumlarda Agorafobili Panik Bozukluktan söz edilebilir.

Agorafobi nasıl tanımlanır?

Başlıca özelliği bir panik atağının ya da panik benzeri belirtilerinin çıkması durumunda yardım sağlanamayabileceği ya da kaçmanın zor olabileceği ( ya da sıkıntı doğurabileceği) yerlerde ya da durumlarda bulunmaktan anksiyete ( bunaltı) duyulmasıdır.

Panik Bozukluk Yaygın bir hastalık mı?

Panik bozukluğu hastalığının genel nüfus içerisinde yaygınlığı %2-3 olarak bilinmektedir. Buna ek olarak panik bozukluk tanı kriterlerini karşılamadan erişkinlerin , % 4-5'inin panik nöbeti geçirdiği saptanmıştır. Kadınlarda erkeklere göre iki misli daha fazla görüldüğü ifade edilmektedir.

Bunun nedeni konusunda değişik görüşler vardır. Panik nöbeti geçiren erkeklerin daha az yardım arayışı içine girdiği ve belirtileri baskılamak için alkole başvurdukları iddia edilmektedir. Diğer bir görüşe göre genel olarak bunaltı bozuklukları ve depresyonların kadınlarda daha çok görülmesinin kadının hem ruhsal hem de biyolojik açıdan daha fazla strese maruz kalması ile ilgilidir...

Panik Bozukluğunun Nedenleri :

Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinememektedir. Bazı bilim adamlarına göre psikolojik etkilenmeler, örselenmeler; bazı araştırmacılara göre olayın biyolojik temeli olduğundan söz edilmektedir. Bu tezi desteklemek için Sodyum Laktat denen kimyasal maddelerden yararlanılmıştır. Bu madde panik nöbetleri olan insanlarda nöbeti başlatabilirken normal insanlarda böyle bir nöbeti oluşturamamaktadır. Kafein, Kokain, Marihuana ve karbondioksitte panik nöbeti oluşturabilmektedir... Bu maddelerin oluşturduğu nöbetler panik bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçlarla önlenebilmektedir.

Aynı aile bireylerinde daha fazla panik bozukluğunun görülmesi genetik geçişi de düşündürmektedir. Panik bozukluğu olan kişilerin birinci dereceden biyolojik akrabalarında bu bozukluğun görülme olasılığı 4-7 kat daha fazladır.

Beyinde elektronik olarak oluşturulan görüntü sonuçları ( Beyin PET Taraması) panik bozukluğu hastalarının beyinlerinin belirli bölgelerinde kimyasal anormallikler olduğunu göstermiştir.

Psikolojik bir görüşe göre, ebeveynlerden birinin ölmesinin çocukluk yıllarına denk gelmesiyle çocuğun fobik reaksiyonlara yatkınlık kazandığı şeklindedir. Başka bir görüşe göre ise duygu ve düşüncelerini dışarıya yansıtamayan pasif çekingen ve başkaları ile çelişkilere girmekten korkan kişilik tipleri panik ve fobilere yatkınlığını arttırmaktadır.

Diğer yandan yatkınlığı olan insanlara bir yakınının ölümü, trafik kazası, hakarete uğrama, onurunun zedelenmesi gibi bir tetikleyici faktörde nöbetleri başlatabilmektedir.

Panik bozukluğunun nedeni ne olursa olsun ciddi bir kriz yaşantısıdır. Ağır bir bunaltı ve korku fırtınasıdır. Bu fırtınayı dindirmek için çoğu kere ilaç ya da alkole başvurulur. Alkol ve madde bağımlılarının bir kısmı zeminde panik, fobik ya da başka bir bunaltı bozukluğu yatmaktadır.

Bu hastalığın ortaya çıktığı durum ve yer hasta için bir anlam ifade eder ve hastalığını buna bağlarsa fobik kaçınma davranışları ortaya çıkar. Bizim klinikte gördüğümüz kadarıyla panik bozukluğuna yakalanan hastaların büyük bir kısmı sokakta kendisine nöbet gelir korkusuyla dışarıya çıkmamakta asansöre, trene binmemekte, araba kullanmamaktadır. Bu hallerde hasta kendisini yalnız , yardımcısız, çaresiz hissettiği için bu yerlerde ortaya çıkan nöbetlere " Agorafobili panik nöbeti" denmektedir.

Panik bozukluğuyla birlikte görülebilen diğer psikiyatrik durumlar:
Alkol bağımlılığı
Yaygın anksiyete bozukluğu
Sosyal fobi
Agorafobi
Depresyon
Kişilik bozuklukları

Panik bozuklukla birlikte görünen diğer bedensel hastalıklar:
Kardiyak hastalıklar
Solunum yolu hastalıkları
Spastik kolon hastalığı
Nörolojik hastalıklar

Hastalığın tedavisi var mıdır?

Panik bozukluğu bugün çok kolay tedavi edilebilen hastalıktır. Panik nöbetlerini önleyen ilaçlar ve bilişsel davranışçı terapi kombinasyonuyla hastalık kontrol altına alınabilmektedir.

Yeterki hastalığa doğru tanı konsun ve iyi bir hasta hekim ilişkisi kurulsun. Tedavide kullandığımız ilaçlar son derece yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.

Tedavide temel ilkeler şunlardır:
Önce hastadaki panik ataklarını kaldırmak
Hastanın kaçınma davranışını önlemek
Atakların tekrarlayabileceği endişesiyle yaşadığı önsezi anksiyetesini sona erdirmek
Panik bozuklukla birlikte görülebilen diğer psikiyatrik ve bedensel bozuklukları tedavi etmek
Hastaların çoğu için gerekli olabilecek idame tedaviyi sürdürmek.

Panik Bozukluğu Olan Hastaların Düşünce ve Davranış Özellikleri:

Panik Bozukluğu olan hastalar, yaşadıkları panik ataklar nedeniyle zamanla yaşamlarında bazı değişiklikler yaparlar, çok şiddetli ölüm korkusu veya kontrolünü yitirme duygusu yaşadıklarından düşünce ve davranışlarında aşırılıklar, abartılı korkular dikkati çeker, fakat bütün bunlar hastanın elinde ve iradesinde değildir. Tedaviyle ortadan kalkar ...

Örnekler:

"Her an bana bir şey olabilir, düşüp bayılırım" korkusuyla aşağıdaki davranışlar geliştirilir:
Yanında su ve ilaç taşıma,
Sürekli kalbini, nabzını dinleme ve tutma,
Tansiyon aletiyle dolaşma, sürekli tansiyonunu ölçme veya ölçtürme,
Yakınlarının adreslerini ve telefonlarını özel bir şekilde yanında taşıma,
Panik krizi yaşanır endişesiyle cinsel ilişkiden kaçma, sportif aktiviteleri bırakma,
Sürekli yanında birilerinin bulunmasını isteme, yalnız kalamama, sokağa çıkamama, kalabalık ve kapalı yerlere girememe, toplu taşıma vasıtalarına binememe,
Bulunduğu muhitten uzağa gidememe,
Tatile, seyahate çıkamama,
Birçok sağlık sigortasına üye olup, kartları yanında taşıma,
Bir yere gideceği zaman sağlık kuruluşlarının olduğu güzergâhlardan gitme,
Sık sık acil ünitelerine başvurup kalp grafikleri (EKG) çektirme, check-up'lar yaptırma,
Berbere, diş hekimine gidememe,
Boğazını sıkan bir şey giyememe,
Sutyen takamama,
Camiye gidememe, veya en arka safta namaz kılma,
Cenaze arabası, ambulans, itfaiye aracı görünce, hastanelere gidince fenalaşma hissi,
Uyumama, uykuda panikle ölürüm diye uykusunu kaçırma,
Tansiyon yükselecek, kalp krizi geçirilecek veya felç kalınacak korkusu ile aşırı rejim-diyet uygulaması,
TV' lerdeki, basındaki intihar, cinayet, felaket haberlerinden aşırı etkilenme onları izlememe,
Otomobilde panik yaşarım korkusu ile, otomobiline binememe, otomobilini satma,
Uçağa, vapura binememe.





PANİK ATAK





PANİK ATAK NEDİR?

Başta "Panik Bozukluk" olmak üzere, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilen; aniden beklenmedik bir anda herhangi bir yerde ortaya çıkan yoğun kaygı-bunaltı, korku karışımı bir nöbettir.
Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatırki; kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini, öleceğini hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan doğal olarak o ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek bir sağlık kuruluşuna müracat edilir.....çoğu kerede hastane, doktor gördüğünde kişide rahatlama olur ve nöbet geçebilir...
Panik atağı yaşayanların bazıları, o esnada; kalp krizi geçirdiklerini aklını kaçıracağını, felç geçireceğini, kontrolünü yitireceğini, düşüp bayılacağını hissederler.

PANİK ATAK TÜRLERİ

1-Beklenmedik Ataklar: Nedensiz, birden ortaya çıkan nöbetler, Panik Bozuklukta bu tür ataklar vardır.
2-Duruma bağlı olanlar: Korkulan bir kedi, köpek veya başka bir nesneyle yada bir durum karşılığında ortaya çıkar.
3-Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar: Genellikle destekleyici bir etken vardır, ama her zaman panik oluşmaz, örneğin araba kullanırken panik atak oluşmaktadır, bazen araba kullandıktan sonra atak geçirmektedir...

Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır. Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım-veya bir saat sürebilir.

PANİK ATAKTA GÖRÜLEN BELİRTİLER:
1-Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar...
2-Terleme (Sıcak -Soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
3-Titreme-sarsılma-itilme hissi
4-Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi)
5-Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı havanın yetmemesi gibi hisler)
6-Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
7-Bunaltı, karında ağrı, şişkinlik ve gaz oluşması
(Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
9-Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır...yada depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişinin kendisini hissedememe, algılayamama kendisine yabancılaşma durumu oluşur....)
10-Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
11-O esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygususu-ölüm korkusu
12-Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken ,diken olma halleri
13-Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları


 

 

 

 

 

 
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org  
 

 

 
 + Büyüt | - Küçült  
|
 
 
 

 

Psikoloji