DEPRESYON (Ruhsal Çöküntü)
J.R.M. Copeland, M.E.Dewey
Depresyon her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Majör Depresyon ( büyük
depresyon) nöbetlerle gelen ve tam düzelen bir özelliğe sahiptir.
Toplumun her kesiminde görülebilir.
Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur.
Yaşam boyunca her 100 erkekten 10'unun ve her 100 kadından 20'sinin
Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır.
Depresyondaki bir insanda en dikkati çeken özellikler şunlardır; Elem,
keder, karamsarlık umutsuzluk duyguları ile; daha önceden zevk aldığı ilgi
duyduğu nesnelere, uğraşılara ilgi duymaması ve hiçbir şeyden zevk alamama
halidir.
Depresyondaki bir hasta çevresine ve hekime "çok üzgünüm, sanki daha önceki
kişiliğimi yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder
bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor.
Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan
oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yanlız
başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile
geliyor. Bazende artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir
şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum.
Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahdan kesildim,
kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile
uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde
yakınmada bulunur.
Uluslararası Depresyonları önleme ve tedavi komitesinin depresyonlu
hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak
hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız Depresyonda
olabilirsiniz.
Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.
Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.
Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.
Uyku düzenim bozuldu.
İştahım azaldı kilo kaybettim.
Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, miğdeme kramplar
giriyor.
Son zamanlarda cinsel ilgimi kaybettim.
Hafızam zayıfladı, birşeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.
Zaman zaman intihar etmek istiyorum. Kimseyi görmek istemiyorum.
Depresyon geçiren bir insandan; düşünce ve duygu, davranış, motor
faaliyetlerde, biyolojik yaşamsal foksiyonlarda değişiklikler olur.
Duygu durumundaki değişiklikler.
Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık
Olağan faaliyetlere karşı ilgisizlik,
Hiç bir şeyin zevk vermemesi, hayatın anlamsız gelmesi
Ağlama isteği veya ağlama,
Konuşmaya dahi isteksiz olma.
Düşünce içeriğindeki değişiklikler:
En başta umutsuzluk, karamsarlık düşünceleri ( Kendisini değersiz, günahkar,
suçlu kabul etme, ciddi depresyonlarda kişi bu düşüncelerle intihar eder...)
İntihar fikirleri
Ağır depresyonlarda bazen gerçeği değerlendirme, muhakemede kısmi
bozukluklar görülebilir. Şahıs organlarının olmadığını, çürüdüğünü, bu
nedenle yeme-içmesinin anlamsız olduğunu söyler ve kötülük göreceği şeklinde
hezeyanları olabilir.
Depresyonda Hafıza
Dikkat toparlanamaz
Konsantrasyon bozulur.
Unutkanlık başlar
Yeni şeyler öğrenilemez
Bu nedenle bir iş performansı ciddi şekilde düşer.
Depresyonda Biyolojik-Vital fonksiyonlar
Uykuya dalmada güçlük
Sık sık uyanma, sabahları erken uyanma
İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5'inden fazlasını
kaybetme)
Cinsel istekte azalma
Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.
DEPRESYON TÜRLERİ
Maskeli Depresyon
Sınıflamalarda yer almamakla birlikte klasik kitapların çoğunda yer alır.
Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde
ağrılar, sızılar, uyuşma, karıcalanmalar, hissiyet azlığı, karakter
bozuklukları, Sexsüel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda
bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani
temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır.
A tipik depresyon
Hastada deprestif duygu durum dikkati çekmekle beraber, diğer belirtiler
"tipik" depresyon belirtilerine uymaz.
Gün içi değişmeler görülür.
Kişilik yapısı takıntılara saplantıları yatkın insanlarda takıntılar,
saplantıar, kuruntular ön plana çıkar. Örneğin; su muslukları, tüpün
düğmesi, ütü fişi sürekli kontrol edilir. Bazen yoldan dönülüp tekrar tekrar
bakılır.
Bedendeki fizyolojik değişiklikler organlardaki bozukluğun habercisi gibi
değerlendirilir ve bedensel uğraşlar artar.
Çeşitli korkular gelişir.
Dışarıdan gösteri, rol gibi algılanacak davranışlar görülebilir.
A tipik depresyonlu insanlar her zamankinden fazla uyur ve fazla yemek
yerler. Aşırı kilo alırlar.
Kollarda ve bacaklarda aşırı güçsüzlük vardır.
Beklenmedik bir şekilde alkole, maddeye, kumara düşkünlük.
Aile ve iş yaşamından uzaklaşma
Açıklanması güç cinsel uyumsuzluklar dikkati çeker.
Çocuklarda ve gençlerde depresyon
Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok
davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi
davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın
temelinde depresyon olabilir.
Yaşlılarda ve Menapoz Sonrası depresyon
Kadınlarda daha sık görülür.
Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete),
sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.
Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.
Sıkıntıdan dolayı sürekli eller oğuşturulur ve yerinde duramama, dolaşma
hali vardır.
Bedensel uğraşılar daha fazladır.
İntihar düşünceleri yoğundur.
Doğum Sonrası depresyonları
Doğumdan sonra annelerde görülen depresif tabloya "puerperal depresyon"
denmektedir.
Bazı anneler doğumdan sonra : Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük ,
halsizlik, sıkıntı, üzüntü, bebeğe karşı ilgisizlikle karakterize "Bebek
hüznü " denen bir durum yaşar. Destekleyici tedavilerle olumlu yanıt verir.
Doğum sonrası bir ila 3 ay içinde gelişen karamsarlık , üzüntü, yetersizlik
, hiçbir şeyden zevk alamama, çocuğa, ev işlerine bakmamak gibi hallerinde
tam bir depresyon geçiriyor denmektedir. Ciddi tedavi gerekmektedir.
Hastaların çoğu tedavi ile düzelir. Bazılarında depresyonun belirtileri uzun
süre üzerinde kalabilir.
Distimik Bozukluk
Eskiden nörotik depresyon, depresif kişilik, nevrasteni diye
nitelendirilirdi. Hastalarda en az iki yıl süren ve çok ağır olmayan
depresyon belirtileri vardır. Uyku bozuklukları, hiçbir şeyden mutlu
olamama, müzmin karamsarlık hali, yogunluk, istek ve ilgi azlığı,
güvensizlik hissi, bedensel yakınmalar dile getirilir. Bu bozuklukta bir kaç
gün , bir kaç hafta iyilik dönemleri görülebilir. Ancak bu iyilik dönemleri
iki ayı geçmez.
Postpsikotik depresyonlar
Şizofreni gibi gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, "akıl
hastalıklarında da zamanla depresyon gelişebilir.
Organik nedenlere bağlı depresyon
Bir çok fiziksel bozukluğa bağlı depresyonlar görülebilmektedir. Örneğin;
Hormonal sistemdeki bozukluklar, Nörolojik bazı hastalıklarda ( Örneğin
Parkinson, Multipl skleroz) kan hastalıklarında, kanserde, enfeksiyon
hastalıklarının bazılarında, kaza ve ameliyetlardan sonra depresyon
gelişebilmektedir. Uzun süre kullanılan tansiyon düşürücü, ülser giderici
bazı ilaçlar bağımlılık yapan uyarıcı ve uyuşturucular, kortizollü ilaçlarda
depresyon yapabilirler.
Depresyon nedenleri
Depresyona yol açan çok neden vardır.
Kalıtımsal nedenler
Biokimyasal değişiklikler
Hormonal bozukluklar
Tedavide kullanılan bazı ilaçlar
Bazı organik nedenler
Psiko-sosyal olaylar
Sosyo-kültürel etkenler
Bazı yaşam olayları depresyona neden olabilir.
Birçok insanın aynı şartlarda yaşamasına rağmen bazılarının depresyona
girdiği, bazılarının girmediği araştırılıp, tartışılmıştır.
Biyolojik-genetik alt yapının depresyona yatkınlık gösterdiği kişilerin dış
faktörlerle daha kolay depresyona girdiği ileri sürülmektedir.
Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır
Depresyon belirtileri 2 haftadan fazla sürüyorsa mutlaka bir psikiyatrise
gidip tedavi olmak gerekir. Günümüzde depresyon giderici çok güçlü ilaçlar
geliştirilmiştir. Psikiyatrislerin tedavide bir çok seçenekleri vardır. 2-3
aylık bir tedavi ile ciddi düzelmeler sağlanabilmektedir. Tedavinin süresi
hastalığın ciddiyeti, süresi tekrar edip etmediğine göre ayarlanır.
Psikoterapi ile birleştirilen ve sosyal düzenlemeler ile desteklenen
tedaviler daha iyi sonuçlar vermektedir.
DEPRESYON BİR HASTALIKTIR TANIYIN YENİN
Depresyon ruhsal bir hastalıktır.
Depresyon çok yaygın bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her on kişiden
birinde depresyon görülmektedir.
Ancak halk ve doktorlar tarafından yeterince tanınmamaktadır.
Depresyonlu kişinin iş verimi düşer, çalışamaz, insanlar ile olan ilişkileri
bozulur.
Aileye ve topluma getirdiği ekonomik yük çok büyüktür.
Depresyon tedavi edilebilen ve tam olarak düzeltilebilen bir hastalıktır.
Depresyon tedavi edilmezse intahar ile sonuçlanabilir. İntihar olgularının
büyük bir bölümü depresyon geçiren hastalardır.
Depresyonun tanınmamasının ve yeterince tedavi edilmemesinin hastaya ve
topluma maliyeti çok yüksektir.
Tanınması ve tedavi edilmesi halkın ve doktorların eğitimi ile mümkün
olabilir.
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın