Perşembenin Gelişi…
Emre Kongar
Anayasa Mahkemesi, kendisini de siyasal iktidarın etkisi altına sokacak olan
değişiklik önerilerini, bariz biçimde çok yanlış olan bir oy verme usulü ve
bir adayın nitelikleri dışında, Anayasa’ya aykırı bulmadı.
Şimdi soru şu:
Referandumda nasıl oy kullanmalıyız?
Bu öneriler referandumda kabul edilirse:
Türkiye, AKP’nin öne sürdüğü gibi daha mı demokratikleşecek…
Yoksa AKP gibi düşünmeyenlerin korktuğu gibi daha otoriter bir rejime doğru
mu kayacak?
Demokrasi gelişecekse “Evet”…
Otoriter rejime gidiyorsak “Hayır” oyu kullanmalıyız.
***
Aslında bu soruların yanıtları gayet açık…
Bakmasını, görmesini bilenler için!
Değişiklik önerilerinin cümleleri içinde saklı olan hukuk labirentlerinde
kaybolmaya hiç gerek yok:
Bugünü düne bakarak anlayabiliriz…
Yarını bugüne bakarak kestirebiliriz!
Ne demiş büyüklerimiz:
“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir!”
***
AKP bugün, çokpartili rejim tarihimizde hiçbir iktidara nasip olmamış bir
kuvvete sahip:
Yasama…
Yürütme…
Yargı…
Cumhurbaşkanlığı…
Üniversiteler…
Ordu…
Güvenlik güçleri….
İstihbarat örgütleri…
Medya…
Sivil toplum örgütleri…
Özel teşebbüs…
Aklınıza bir toplumu etkileyecek güce sahip ne gelirse…
Hepsi AKP’nin ya etkisi ya da doğrudan denetimi altında.
***
AKP bu kuvvetini nasıl kullanıyor?
Muhalefeti dikkate alıyor mu…
Farklı görüşlere yer veriyor mu…
Kendi iradesi dışında özerk alan tanıyor mu…
Temel hak ve özgürlüklere duyarlı mı…
Medya özgürlüğüne riayet ediyor mu…
Bireyin özel yaşamına saygı gösteriyor mu…
Sonuç olarak, demokratik bir yönetim anlayışı sergiliyor mu?
Ne yazık ki bütün soruların yanıtları koskocaman bir “Hayır”dır!
***
Silivri’de olup bitenler…
Özel yetkili savcıların ve mahkemelerin, başka illerdeki savcıları
tutuklatmaları…
Tutuklama sürelerini infaza dönüştüren uygulamalar…
Mahkeme kararına dayalı olarak ve olmaksızın dinlenen görevliler ve
vatandaşlar…
Siyasetin gölgesini zaten yargının üzerine düşürmüştü!
***
Bütün bunları yapan AKP iktidarı, elindeki büyük güce ve kuvvete de
doymuyor…
Önerdiği Anayasa Değişiklikleri Paketi ile Anayasa Mahkemesi’ni ve Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu da tam denetime almak istiyor!
***
İktidarın bu önerileri yasalaşırsa Türkiye nasıl bir tablo ile karşı karşıya
kalır:
Daha mı demokratikleşmiş olur…
Yoksa daha mı nefes alamaz hale gelir?
RTÜK’e bakın…
YÖK’ün kararlarını düşünün…
İktidarın nasıl bir Anayasa Mahkemesi ve nasıl bir HSYK istediğini
görürsünüz.
Perşembenin gelişi çarşambadan belli değil mi!
İnanmıyorsanız Silivri’dekilere sorun!
***
Kimse kusura bakmasın:
Anayasa Mahkemesi, çok açık ve net bir biçimde siyaseti yüksek yargıya
egemen kılacak olan ve bu nedenle de demokratik hukuk devletine, yani
Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan ikinci maddesine
aykırı olan önerileri iptal etmeyerek hem kendi ipini hem de demokratik,
laik, sosyal hukuk devletinin ipini çekme yolunu açmış görünüyor.
***
Referandumda “Hayır” oyu vermek demokrasiye inanan herkes için kesin bir
zorunluluktur!
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın