Gorbaçov Türkiyesi Değil, Hitler Almanyası Gibi Oluruz...
Süheyl Batum
Türkiye nereye gidiyor?
Türkiye şu anda otoriter bir rejimi yaşıyor. Otoriter rejimlerin fotoğrafını
bir günde çekersen tablonun tamamını göremezsin. Egemen Bağış Bahçeşehir
Üniversitesi"nde protesto edildi. Bakan, İki dakika konuşabilirsiniz. AB
standartı bu dedi. İki dakikayı geçince korumalar çocukları döverek dışarı
attı. Liberal aydınlar o iki dakikanın fotoğrafını çekip Demokratik bir ülke
oluyoruz zannediyorlar.
Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?
Demokrasi sadece seçim değildir. Diyorlar ki Ne güzel seçiminiz var. 411
kişi kararının önüne Anayasa Mahkemesi dediğin 11 kişi nasıl geçer.
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri siyasal katılmadır. Seçim ilk
katılma yöntemidir. Siyasal partiler, sivil toplum kuruluşları,
referandumlar ve sendikalar katılımın diğer yollarıdır. Bu boyuttan
bakıldığında Türkiye geçmişten daha kötü durumda. 2002"den beri YSK"nın
işlevi aşağı çekildi. 2009 seçimleri öncesinde seçmen sayısı bir yılda 6
milyon arttı. YSK"ya, Neden bir yıl önce herkesi saymadın? dediğimizde cevap
bile vermedi.
STK"lara üye olmanın önünde engel mi var?
Türkiye 1961"den sonra sendikalara alıştı. 1982"de bundan korktu. 1995"e
kadar yasakladı. Şimdi iktidar TÜSİAD"a bile Senin işin mi siyasete
karışmak? anlamına gelecek şeyler söylüyor. Siyasal katılımın örgütlü
unsurlarının esamesinin okunmadığı bir dönem yaşıyoruz. İnsanlar eskilere
sorsunlar. Sendikaların ve ziraat odalarının hiç olmadığı, TÜSİAD"ın
başkanını bile seçmeye korktuğu, hiç bir derneğin ağzını bile açamadığı bir
dönem yaşadınız mı?
Demokrasi için diğer unsurlar nedir?
Temel hak ve özgürlüklerdir. En temeli de insanın korunabilmesidir. Esas
tehlikeler devletten geleceği için devlet, vatandaşını hem kendisinden hem
başka bireylerden korumalı. Bugün geldiğimiz noktada insanların telefonları
dinleniyor, özel yaşamın gizliliği yok. Bazı liberal aydınlar buna Usul
bunlar, büyük tabloyu gör diyor. Hayatımda bu kadar utanç verici bir
davranış görmedim. 12 Eylül"ün göbeğinde bile kimse böyle demedi. Adam 30
aydır gerekçesi bile yazılmadan tutuklu, Ne var bu bir süreç. Gorbaçov
Türkiye"si oluyoruz diyebiliyorlar.
Gorbaçov Türkiye"si mi oluyoruz?
Ne Gorbaçov ne de Putin Türkiyesi, doğrudan doğruya Hitler Almanya"sı
oluyoruz. İktidar ve onu kurgulayanlar ile bütün medyayı eline geçirmiş
30-35 sözüm ona aydın Türkiye"yi otoriterleştirmeye çalışıyor. Türkiye uzun
süren tutukluluklar yüzünden AİHM"de davalar kaybetti. Ergenekon"dan
yargılananların AİHM"e götüreceği bütün davaları da hiç tartışmasız
kaybedecek. Bugün insanları telefonda konuşamaz hale soktuysan bunu hiçbir
gerekçeyle makul gösteremezsin.
Ermeni ve Kürt açılımı dahil iyi giden bir şey yok mu?
Hiç yok. Dışişleri Bakanı"yla Ermeni Bakan madem önemli bir iş yapıyor, el
şıkışıp coğrafyayı değiştiriyoruz demezler mi? Yanlış şeyler söylerler diye
birbirleriyle konuşmalarına izin bile verilmedi. Çünkü bu onların iradesi
değil. Oturun oraya, yapın bunu diyen bir irade var. Bazıları Nasıl
yanlışlıklar yapıldı diyerek bizi de iktidarı da aptal zannediyor. Ama kimse
aptal değil. Adam başka bir şey yapmak zorunda sen onu açılım zannediyorsun.
Altı ay konuşmak yerine İspanyollar, İngilizler, İtalyanlar, Fransızlar ne
yapmış bakar, belirler ve madeler üstünde uzlaşarak uygularsın. Ancak bizde
İçişleri Bakanı bile ne için dolaştığını anlatamadı.
Diğer problemler ne?
İktidarları denetleyip, dengeleyecek kendilerine ait alanın dışına
çıkmamalarını sağlayacak mekanizmalar olması lazım. Bunlar bağımsız yargı,
özgür basın, özerk kuruluşlar ve sivil toplum örgütleridir. Her iktidar
otoriterleşmeyi isteyebilir. İktidara yakın kişilere devlet bankası
kredisiyle basın kuruluşu verilmesi, diğer basına değerinin çok üzerinde
vergi cezaları kesilmesi, ikitidara yakın gazetecilerin tasfiye listesi
yazması gibi durumların yaşandığı bir ülke göstersinler, ben de Allahım ne
güzel demokratikleşiyoruz diyeyim.
Bu sorunlar nasıl giderilir?
Bağımsız yargı, özgür basın ve aydınların vicdanı. Aydınlar bunlar
yapılırken benim iktidarım yapıyor derse vicdan kenara bırakılmıştır. Siyasi
iktidarın otoriter bir yönetime geçmesinde aydınların bir kısmı yüzde yüz
suçludur.
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın