Hayır Diyorum, Çünkü..
Tülay Demirtaş
NE DEĞİŞECEK ?
Ödediğim vergilerle maaş alan milletvekili, bölücülük yaptığında yargı
denetiminden uzak olacaksa, PKK ile işbirliği yaptığı için milletvekilliği
düşürülenler, yeniden milletvekilliğine iade edilecekse;
Sadece Avrupalının istediği konularda Anayasa mahkemesine başvurabileceksem,
Şikâyet edeceğim makam, aslında şikâyetçi olduğum makamsa,
Yolsuzluk yapanlar, bölücülük yapanlar Yüce Divan’a gittiklerinde kendi
seçtikleri üyelerle karşılaşacaklarsa,
Herhangi bir Hükümet yandaşıyla mahkemeye düştüğümde, tek bir telefonla
haklı olduğum davayı kaybedeceksem,
ne değişecektir …..?
NEDEN HAYIR DİYORUM ?
Gaflet içinde olanlar, Anayasa Mahkemesi Üyeleri ve Hâkimler Savcılar Yüksek
Kurulu’nda yapmak istediği değişiklilerle yargıyı ele geçirmek istemektedir.
İktidarları sona erdiğinde, bölücülükten, peşkeşten, yolsuzluktan yargılanma
ihtimaline karşı tedbir almaktadır.
Ayrıca, yandaş hukuk sistemi ile kendisine karşı olan tüm fikirleri
sindirerek sivil diktatörlük yaratmaya çalışmaktadır.
Bazılarının açılım adı verdiği yıkım projesinin hukuki altyapısını
oluşturuyorlar.
Hatırlayalım, neydi bu proje? Hani önce adı Kürt Açılımı olan, sonra
Demokratik Açılımı adı verilen, şimdi de “Milli birlik ve kardeşlik” projesi
olan ünlü proje.
Bu projenin gerçek amacı “BOP” projesinin Türkiye ayağının uygulanmasının
sağlanmasıdır.”BOP” projesi de (Yani Büyük Ortadoğu Projesi) Ortadoğu’da 22
ülkenin sınırlarının, sömürgeci dış güçlerin çıkarına olacak şekilde yeniden
düzenlenmesi projesidir. Ve bu projenin eşbaşkanlığını övünerek kabul etmiş
birisi var…
Zaten bu kabul eden, bunu tüm mitinglerinde ve televizyonlarda (kanal 24)
söylemiştir. ” Bu değişiklik bir anahtardır. Arkasından bu kapı
açılacaktır.”
Dış baskılarla dayatılan bu görevi yerine getirebilmek için, demokrasi,
özgürlük vb. gibi tüm değerler gaflet içinde olanlar tarafından istismar
edilmektedir.
Bu anayasa değişikliği geçse dahi, o dönem geçerli olan Türk Ceza Kanunu’na
göre zaman aşımı süresi 20 yıl (yirmi)olduğundan hiçbir darbeci
yargılanmayacaktır.
Muhalif partiler tarafından 2 Ekim 2007 tarihinde verilen 12 Eylül 1980
darbecilerinin yargılanması konusunda “zaman aşımının durdurulması”
hakkındaki önerge AKP’LİLERİN OYLARIYLA REDDEDİLMİŞTİR.
Zaman aşımı ile ilgili önerge, AKP tarafından reddedilmeseydi, geçici
15.maddenin kaldırılmasıyla 12 Eylül zalimlerinin yargılanması mümkün
olacaktı.
AKP, “zaman aşımı önergesini reddederek, 12 Eylül’ün işkenceci katillerini
hesap vermekten kurtarmıştır. Ancak bugün halkımıza yalan söylemektedir.
Türk halkı HAYIR oyuyla, neye HAYIR demiş olacak sıralayalım:
HAYIR demek,
Küresel sermayenin sırtlanlarının TOPRAKLARIMIZA; MADENLERİMİZE, SUYUMUZA
elkoymaya KANUNEN hak kazanmasına HAYIR demektir.…
Şu anda yasa dışı olarak ülkemizde faaliyet gösteren 350 yabancı maden
şirketinin, tüm doğal kaynaklarımızı, suyumuzu, borumuzu, petrolümüzü ve
neyimiz varsa hepsini YASAL OLARAK talan etmesine HAYIR demektir!
HAYIR demek,
Suriye sınırımızda Kıbrıs’ın 3 katı büyüklükteki mayınlı arazi ve altında
yatan trilyonlarca dolarlık petrole İsrail’in el koymasına HAYIR demektir.
Büyük bir çoğunluğu elden çıkarılmış olmakla beraber, henüz hala bizim olan,
ağır sanayi işletmelerinin, limanların, KİT arazilerinin, pul parasına
yabancı sermaye ve yerli işbirlikçilerine YASAL OLARAK peşkeş çekilmesine
HAYIR demektir.
Tekel işçilerinin can siperane direnişleri sonucu, Danıştay tarafından
durdurulmuş olan 4C kölelik yasasının, tüm çalışanları kapsamasına HAYIR
demektir.
HAYIR demek,
Tüm memurların, hükümet tarafından kurulan bir komisyonun oyuncağı haline
gelmesine, dilencileştirilmesine, 9000 iş günü çalışıp, ölünce emekli olmaya
HAYIR demektir.
Meralarımızın, hazine arazilerimizin yabancılara tahsis edilmesine HAYIR
demektir.
‘Paran kadar sağlık’ politikasına, eczanelerin yok edilmesine HAYIR
demektir.
Tarım ve hayvancılığın yok edilmesine HAYIR demektir.
Danıştay tarafından satışı durdurulan, şeker fabrikalarının, tarım
çiftliklerinin YASAL OLARAK satışının önünün açılmasına HAYIR demektir…
Genetiği değiştirilmiş ürünleri sofranıza iteleyen küresel şirketlere HAYIR
demektir.. Unakıtan’ın Gül’ün Erdoğan’ın çocuklarının milyon dolarla
oynarken her dört gençten birinin işsiz kalmasına HAYIR demektir..
HAYIR demek,
Türk ordusunun Paralı askere dönüştürülme projesine HAYIR demektir..
Güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan AB uyum yasalarına HAYIR demektir.
ABD ile istihbarat paylaşımına HAYIR demektir.
100 yıldır Batının elinde oyuncak olan tarikatlara, etnik ırkçı bölücülük
yapan odaklara HAYIR demektir.
HAYIR demek tüm bu saydıklarımıza HAYIR YETER! DUR! demektir!.
‘EVET’in arkasında sırtlan dişlerini gıcırdatan Yedi Düvel vardır!.. Bu
referandum, küresel sermayenin Türkiye’yi işgal planında çok önemli bir
adımdır.
Avrupa ve Amerika’dan yükselen sesler, koro halinde ‘EVET’ demektedir.
Pentagon, Washington, Brüksel ‘EVET’ demektedir. İsrail ‘EVET’ demektedir…
Barzani ‘EVET’ demektedir.
Fethullah Gülen, Pensilvanya’dan:
‘Değil sadece kadını erkeği, çoluğu çocuğuyla hatta imkan olsa mezardakileri
bile kaldırıp ‘evet’ oyu kullandırmak lazım” demiştir.
Abdullah Öcalan, Kandil ve BDP, referandumu boykot’ görüntüsü altında “evet”
propagandası yapmaktadır. AKP, hergün şehit cenazesi kalkarken terör
örgütüyle aynı safta yeralmamak için BDP’ye ‘boykot’ cenahını uygun
görmüştür.
BİZ işte tüm bu rezilliğe HAYIR diyoruz!
Faşist bir siyasi parti elinde tüm insan hakları ve demokratik özgürlüklerin
yok edilmesine HAYIR diyoruz!
Tüm yasal haklarımızın , küresel çete emriyle, iktidar eliyle
gaspedilmesine, konuşma, düşünme, yazma hürriyetimizi kaybetmeye HAYIR
diyoruz. İzlenmeye, dinlenmeye, fişlenmeye HAYIR diyoruz.
Yargıçların bir parti tarafından atandığı ve bir partili olarak vatandaşı
yargıladığı bir düzenin kurulmasına HAYIR diyoruz! İnsan hakları, Demokrasi
Özgürlük çığlıklarıyla tüm haklarımıza el konulmasına HAYIR diyoruz.
Suçunun ne olduğunu bilmeden, ‘kurbanlık koyun gibi’ içerde tutulan
gazeteci, parti başkanı, subay ve aydınların hayatının gaspedilmesine HAYIR
diyorum..
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın