Bekir COŞKUN
SUYA batınca çıkıp çıkmayacağı belli olmayan deneme filikasına, tersanedeki
yüzme bilmeyen insanları doldurup, yukarıdan denize atma, aslında bir Türk
geleneğidir.
Tarihimiz böyle filikalarla doludur:
Kırım Harbi, Balkanlar, Kafkasya...
Yemen Harbi’nde filika batmıştır, Sakarya’da çıkmıştır.
Tarihimizin en dramatik sayfası; Sarıkamış... Bir iddiaya göre 90 bin, bir
hesaba göre 45 bin ince çöl giysili askeri, kar denizine yukarıdan attıktan
sonra baktılar ki battı...
Keza Kore...
*
Filikalardayız...
Bizim Hilmi Bey, otomobiline çoluk çocuğu doldurup da Antalya’ya doğru yola
çıktığında, bu aynı şeydir.
Ya gider, ya gitmez...
Tümümüzün bir yere gidince evi arayıp "geldim" dememiz bu nedenledir.
Biz filikalarda yaşarız.
Eksik malzemeyle yapılmış, sakat, kaçak, yangın merdivensiz, depreme
dayanıksız apartmanlarında oturanlar da, bu filika deneme işine çok
şaşırdılar ve söylene söylene çok kızdılar.
Oturdukları apartman da bir filikadır aslında.
Deprem olsa?
Ya çıkar, ya çıkmaz...
*
Ekonomiden siyasete kadar...
Evde ne var ne yok satıp bankerlere para yatırarak zengin olma umutları...
Bankaların görülmemiş gecelik faizlerine dalmak... Borsa oyunları, kısa
yoldan zengin olma cingözlükleri...
Deneme filikalarıydı, ters döndü...
Siyasette keza; her seçimde kurtarma filikalarına doluşmaz mıyız, deneme
niyetine?..
Battı battı, batmadı...
*
Bir Türk geleneğidir; yüzme bilmeden deneme filikalarına doluşup denize
atılmak ve batıp batmadığına bakmak.
Plansız üremenin filikaları sayılan sokaklara salınıp büyütülür, sonra yaşam
denizine yüzmeyi bilmeden atarlar çocukları.
Aşklar, evlilikler, işe girişler...
Tarihimiz, ekonomimiz, siyasetimiz, yaşamlarımız...
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın