Özdemir İNCE
’EMEK’in adil hakkına değil de sadaka ve zekát müesseselerine inanan
Başbakan Erdoğan’ın 1 Mayıs’ın doğru anlamını kavrayacağını sanmak saflık
olur. Onun anlayışına göre: Laik devlete vergi ödeyen Müslüman değil, sadaka
ve zekát veren Müslüman makbuldür.
RIZKTAN DA KUTSAL
RIZK’a inanan, emeğe ve onun bayramı 1 Mayıs’a inanır mı?
RIZK: Tanrı tarafından kulları için yaratılan yiyecek ve içecekler. Bundan
ötürü de Tanrı’ya Rezzak (Rızk veren) denir. İslam şeriatında rızkın takdiri
(insanların yaşayabilmesi için gerekenlerin saptanması) Allah’a, ama rızkını
arayıp bulmak da insanlara düşer.
RIZK, SADAKA ve ZEKÁT anlayışının sermaye/emek ilişkisinde çare ve ilaç
olacağını sanmak için dünyadan habersiz olmak gerekir.
Oysa ücretli emek ya da emeğin ücreti, işçi sınıfı ve sosyal adalet için
rızktan da zekáttan da kutsaldır. Öyle olması gerekir.
Sermaye/emek, işveren/işçi ilişkilerinde dinsel ölçü ve ölçütlerin, dinsel
kutsallıkların yeri yoktur, olmamalıdır.
TAYYİB VE HABİS
Tayyib ve habis, İslam’da insan hayatını kavrayan iki kavramdır. Tayyib
sözcüğü "duyuların ve nefsin kendinden hoşlandığı şey, güzel, tatlı, hoş"
anlamına gelir. Habis ise "duyularla veya aklen kendisinden hoşlanılmayan
şey"dir. Tayyib olan rızklar helal, habis olan rızklar haramdır. Ama günümüz
İslam dünyasında ve Türkiyesinde işler tersine dönmüş, rızkın helali ile
haramı birbirine karışmış ve bu sentez toptan "Tayyib" olmuştur.
Ayet, "Kadınlardan sizin için tayyib olanını nikáhlayın" (Nisa: 3) diyor ama
hangi kadın "Tayyib"dir günümüzde?
Arap milleti "Nasılsın?" sorusunu olumlu anlamda yanıtlamak istediği zaman
"Tayyib" der.
Ancak emek/sermaye, işçi/işveren ilişkilerinde tayyib ve habis kavramları
hakem olamaz, olmamalı.
AYAK-BAŞ EŞİTLİĞİ
Başbakan ve AKP, sendikadan ve sadaka ile zekátı elinin tersiyle itip kendi
yasal haklarını isteyen işçi sınıfından ve işçi sınıfı bilincinden nefret
ediyor. İşçi sınıfı ve işçi sınıfı bilinci, kapitalizmin sonu değildir. Tam
tersine kapitalizmin doğru ve verimli çalışmasını sağlayan en etkin
ortamdır. Ama işçi sınıfı ve işçi sınıfı bilinci, her türlü dinci iktidarın,
İslamcı partilerin sonudur.
Başbakan bu gerçeği içgüdü ile biliyor. Bu nedenle işçilerin iş kolu
sendikalarına değil tarikatlara girmelerini istiyor. Orta Anadolu
kobilerinde bazı işyerlerinin tarikat tekkesinden farksız olduğu görülüyor.
Bu nedenle Başbakan için 1 Mayıs "tayyib" değil "habis"tir. 1 Mayıs ayak ile
başın eşit olduğu bir dünyanın simgesidir.
* * *
1 Mayıs 2008 günü, düşünceyi açıklama ve demokratik örgütlenme özgürlüğü bir
zorba iktidar tarafından engellendi. "Tarih", AKP iktidarının "emeksiz
demokrasi" anlayışına suçüstü yaptı. "Demokrasi", Avrupa Birliği ile liberal
demokratların (!) tepkisini merak içinde bekliyor.
Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın