Nefes Kontrolü

Cem Şen

 

Nefes çalışmalarının en önemli özelliklerinden biri nefesin kontrol edilmesinin öğrenilmesidir. Nefesin kontrol edilmesi aynı zamanda bedenin ve beden sistemlerinin kontrol edilmesi anlamına gelmektedir. Bu kontrol arttıkça bedeniniz üzerinde sıradan bir insanın sınırlarının ötesinde kontrol kazanabilirsiniz.

Ruhsal gelişimin ileri aşamasına ulaşabilmek için beden üzerinde tam kontrol sağlanması gerekmektedir. Bu kontrol beden ısısının kontrolünden, kalp ritminin kontrolüne kadar farklı sistemlerin zihnin kontrolünde olmasını sağlamaktadır. Bu tür bir denetimin merkezinde ise nefes bulunmaktadır. Hindu öğretilerinde bedenin kontrolünü eline almış bir insan için kullanılan terim Sidha ya da Sidhi’dir. Kelime olarak, “Tamamlanmış insan” anlamına gelmektedir. Aynı şekilde bedeninin, zihninin ve ruhunun kontrolünü eline  geçirmiş olan bir insan Çin öğretilerinde de Renjen yani “Gerçek insan” olarak adlandırılır. Tao öğretisine göre insanlar, Ren yani bir anlamda ademoğlu dur. Ren, sıradan bir  insan olarak doğa koşullarının, kaderin ve duygularının etkisi altındadır. Ancak Renjen, yani gerçek insan, bütün bu etkilerin dışında hareket edebilir.

Bu düzeye ulaşmak için ilk olarak öğrenilmesi gereken şeylerden bir tanesi nefesin kontrol edilmesidir. Eğer nefesin kontrolü tümüyle ele geçirilebilirse o zaman beden sıradışı şeyler yapabilir hale gelir. Nefes kontrolünün ilk aşaması, nefesle içimize çektiğimiz havanın miktarını, nefes süresinin ve havanın bedenimizin içinde gönderildiği bölgelerin kontrolünden oluşmaktadır. Kitabımın bu bölümünde size nefes kontrolü için 2 yöntem öğreteceğim. Bu yöntemlerden ilki havanın miktarını, İkincisi ise havanın içindeki enerjinin gittiği bölgeyi kontrol etmenizi öğrenmeniz için geliştirilmiş egzersizlerdir.

Hazırlık: 336 nefesi, nefesin denetlenmesinin ilk aşamasıdır. Bu nefes çalışması, bir önceki nefesi hazırlama bölümünde kullandığımız tekniklerin tamamını bir araya getirmekte ve nefesin denetlenmesini sağlamaktadır. Oldukça etkili bir nefes olmasının yanı sıra zihnin sakinleşmesini ve stresin kontrol altına alınmasını da sağlamaktadır.

Nefes çalışmalarının bu aşamasında öğretilen egzersizleri halen yatarak uygulayabilirsiniz. Ancak çalışmayı rahat uygulayabilir hale geldiğinizde oturur halde de uygulamaya başlamalısınız.

Çalışmaya başlamak için sırt üstü yere yatın ve tümüyle gevşeyin. Sol avucunuzu ç£) göbek deliğinizin üzerine (daha rahat edeceksiniz sağ eliniz de olabilir), sağ avucunuzu ise göğsünüzün ortasına koyun.

Bu çalışmada amaç, nefes alırken ilk olarak sol elinizin ardından sağ elinizin yükselmesi, nefes verirken ise ilk olarak sağ elinizin ardından sol elinizin aşağıya inmesidir. 0 Yani ilk olarak akciğerlerinizin alt kısmını ardından üst kısmını dolduracak ve hemen ardından ilk olarak akciğerlerinizin üst kısmını ardından alt kısmını boşaltacaksınız.

Bu çalışmada dilerseniz birbiri ile bağlantılı olarak biri karnınızda, biri göğüs kafesinizin alt kısmında, diğeri göğüs kafesinizin üst kısmında üç tane balon hayal edebilirsiniz.

Bu sayede çalışmanızı daha kolay uygulayacaksınız.

Bu çalışma ile birlikte ilk kez nefes tutmayı da öğreneceksiniz. Nefes tutmak, enerjinin beden içinde yoğunlaşmasını sağlamaktadır. Fakat bilinçsizce uygulandığında tehlikeli olabilmektedir. Size burada öğrettiğim nefes tutma tekniğinin herhangi bir tehlikesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte bir iki uyarıya dikkat etmelisiniz.

İlk olarak, nefesinizi boğazınızdan değil diyaframınızdan tutmayı öğrenmelisiniz. Nefes almayı bitirdiğinizde, nefes tutmaya başlarken hava akışını durdurmak için boğaz kaslarınızı kasarsanız çalışmayı hatalı uygulamış olursunuz. Nefesinizi bu şekilde tuttuğunuzda, nefes tutmanın zor olduğunu farkedeceksiniz. Onun yerine gevşemeli ve nefes akışını doğal olarak durdurup nefesi diyaframınızla kontrol etmelisiniz. Diyaframınızı kullanarak nefes akışınızı durdurduğunuzda zorlanmadığınızı göreceksiniz. Biraz çalıştıktan sonra bunu kolayca başarabildiğinizi fark edeceksiniz.

Uygulama: Tümüyle gevşeyin ve bir tane karnınızda, bir tane göğüs kafesinizin alt kısmında ve bir tane de göğüs kafesinizin üst kısmında duran ve bir tür boru ile birbirine bağlı olan üç tane balon hayal edin.

Burnunuzdan nefes almaya başladığınızda ilk olarak karnınızdaki balonun ardından göğsünüzün alt kısmındaki balonun ve son olarak da göğüs kafesinizin üst kısmındaki balonun şiştiğini, nefes verirken ise ilk olarak göğsünüzün üst kısmındaki, ardından orta kısmındaki ve son olarak da karnınızdaki balonun söndüğünü hayal edeceksiniz.

Çalışma sırasında 3 sayıda havayı içinize çekeceksiniz. 3’e geldiğinizde akciğerlerinizin tamamını aşağıdan yukarıya kadar hava ile doldurmuş olmanız gerekiyor. İlk başlarda 3 saniye içinde 3’e kadar sayarken zamanla 6 saniye, 18 saniye, hatta 1 dakika içinde 3’e kadar saydığınızı farkedeceksiniz. Bu, havanın akışını güçlü bir şekilde kontrol edebildiğiniz anlamına gelecek.

336 nefesinde ne kadar sürede nefes alıyorsanız o kadar sürede nefesinizi tutacak ve onun iki katı sürede nefesinizi vereceksiniz.

Şimdi gevşeyin ve burnunuzdan yumuşak bir şekilde nefes almaya başlayın.

 

 

1 diye sayarken havanın burnunuzdan geçip karnınızdaki balonu doldurduğunu hayal edin. Bu sırada sol elinizin altında karnınızın şiştiğini hissedin. Bildiğiniz gibi karnınızı, karın kaslarınızı kullanarak şişirmemeli, bunun yerine diyaframın hareketi ve akciğerlerinizin alt kısmını dolduran hava karın bölgenizin dışarıya doğru genişlemesini sağlamalıdır.

2 diye sayarken havanın göğsünüzün orta kısmında, diyaframınızın civarındaki balonu şişirdiğini hayal edin.

3 diye sayarken, burnunuzdan giren hava göğüs kafesinizin üst kısmındaki balonu şişirsin.

Şimdi halen bir parça daha nefes alabilecek haldeyken nefes almayı durdurun. Nefesinizi boğaz kaslarınızı kasarak tutmayın, bunun yerine diyaframınızı kontrol ederek buradan tutun.

Ardından 1 diye sayarken nefes vermeye başlayın. 2 diye sayarken göğüs kafesinizin üst kısmındaki balonu tümüyle söndürün.

3 ve 4 diye sayarken göğüs kafesinizin ortasındaki balonun söndüğünü ve buradaki havanın burnunuzdan çıktığını hayal edin.

Nefesinizi tutarken tümüyle gevşeyin ve 3 sayı boyunca bu şekilde durun.

5 ve 6 diye sayarken karnınızdaki balonun söndüğünü hissedin.

İlk başlarda burnunuzdan nefes vermekte zorlanabilirsiniz. Burundan nefes verirken nefesi kontrol etmek ilk başlarda daha zordur. Bu nedenle isterseniz çalışmaya yeni başladığınızda burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan nefes verebilirsiniz. Ancak çalışmada deneyim kazandığınızda yalnızca burnunuzdan nefes alıp burnunuzdan nefes vermelisiniz.

Yine ilk başlarda bir iki kez nefes alıp verdiğinizde nefes nefese kaldığınızı fark edebilirsiniz. Daha önceden nefes akışını bu şekilde kontrol etmediğiniz için farkında olmadan kendinizi nefessiz bırakabilirsiniz. Böyle bir şey olduğunda kendinizi serbest bırakın ve nefesinizin normale dönmesine izin verin.

Gevşerken aklınızı nefesinizden uzaklaştırın ve hoş şeyler düşünün. Bir kayanın üzerinde yattığınızı ve çevrenizde bir şelalenin bulunduğunu, yüzünüzün güneş ışığı ile ısındığını, çevrede kelebeklerin uçuştuğunu ya da kuşların şakıdığını hayal edebilirsiniz.

Başka şeyleri hayal etmeniz nefesin kendi başına kalmasını sağlayacak ve kendi kendini dengelemesini hızlandıracaktır.

Fakat isterseniz yalnızca gevşeyip nefesinizin normale dönmesini de bekleyebilirsiniz. Genellikle birkaç saniye içinde normale dönecektir.

Bu şekilde nefes alıp vermeye alıştığınızda bu çalışmayı istediğiniz kadar tekrarlayabilirsiniz. Tabii ki her zaman olduğu gibi aşırılıktan uzak durmayı unutmadan!

Bu şekilde nefes alıp vermeye alıştığınızda hayal gücünüzü nefes alış ve verişinizle birleştirip, havanın içindeki enerjinin bedeninize yayılmasına yardımcı olabilirsiniz.

Bunun için nefes alırken burnunuzdan giren beyaz bir ışığın bedeninizin içindeki balonları doldurduğunu, nefesinizi tuttuğunuzda bu beyaz ışığın tüm bedeninize yayıldığını, nefes verirken ise bedeninizdeki toksinleri bulunduğu yerden çekip alan gri bir dumanın balonlardan burnunuza yöneldiğini ve bedeninizi terk ettiğini hayal edebilirsiniz.

Yararları: Bu nefes tekniği bir yandan bundan önceki nefes tekniklerinin yararlarını birleştirirken bir yandan da nefes alış ve verişleriniz üzerinde belli bir denetim kazanmanızı sağlamaktadır. Bu denetim duyguların kontrolünü kolaylaştırır.

Nefesin tutulması zihnin durmasına yardımcı olur. Bu tür duraklama anları genellikle enerjinin güçlendiği anlardır.

Bu nefes bedenin daha önceki çalışmalara oranla daha güçlü bir şekilde oksijen ile dolmasını ve daha güçlü bir şekilde toksinlerden arınmasını sağlayacaktır.

Hazırlık: Bu aşama, nefes üzerinde belli bir denetim kazandığınızı anlamanızı sağlayacaktır.

Çalışma sırasında, bedenimizin belli bölgelerindeki ısıyı değiştirmeyi ve havanın içindeki enerjiyi ve kan akışımızı bedenimizin belli bölgelerine odaklamayı öğreneceğiz. Çalışma son derece basittir ancak gevşemeyi ve hayal gücünün etkili bir şekilde kullanılmasını içerir.

Çalışmanın başında en çok kullanılan bölge ayak tabanları ve ayakların genelidir. Özellikle soğuk havalarda çoğu insanın ayakları soğuk olur. Bu çalışma havanın içindeki enerjinin ve kan dolaşımınızın ayaklarınızın tabanına kadar ulaşmasını ve bu bölgenin ısınmasını sağlar. Eğer nefesinizi, ayaklarınızı ısıtacak kadar denetleyebilecek hale gelebilirseniz, nefesinizdeki enerjiyi bedeninizin herhangi bir bölgesine de yönlendirebilirsiniz.

Kısa askerlik sürem, yaptığım çalışmaları test etmek için pek çok fırsat bulmamı sağladı. Bu testlerden bir tanesini de bu çalışma ile yapmıştım.

Askerliğimi Şubat ayında yaptım ve o sene sıra dışı bir soğuk hava vardı. Bulunduğumuz bölgede hava ısısı saatler içinde 10 derece kadar düştü ve bir anda başlayan kar Q yağışı o kadar şiddetlendi ki, 2 saat içinde yerde dizimize kadar kar birikmişti. Eğitim alanımız oldukça soğuktu ve kaldığımız koğuşlardaki ısıtma yetersizdi. Bir-iki gün içinde askeri ambulanslar hastaneye hasta taşımaya başladı ve koğuşumuzdaki herkes soğuk algınlığı ya da soğuğa bağlı diğer hastalıklardan etkilendi. Koğuşumuzda hasta olmayan tek asker bendim. Bunun nedeni, size burada öğreteceğim nefes odaklama tekniğiydi.

Akşamları, diğer arkadaşlardan daha erken bir saatte yatağıma yatıp gözlerimi kapatıyor ve bedenimi tümüyle gevşetip beden ısımı ayak tabanlarıma yönlendiriyordum. İlk başlarda buz gibi olan ayaklarım kısa sürede ısınıyordu ve bir süre sonra üzerimdeki battaniyeye bile ihtiyaç duymaz hale geliyordum. Bedenimdeki bu ısınma, hazırlıksız yakalandığımız soğuğu kolayca atlatmamı sağlamıştı.

Şimdi hazırsanız aynı tekniği siz de denemeye başlayabilirsiniz.


Uygulama: Sırtüstü yatıp tümüyle gevşeyin.

Bu çalışma sırasında 336 nefesini kullanacaksınız. Yalnız bu kez nefes alırken havayı karnınıza doldurmaya başlamak yerine ayak tabanlarınıza doldurarak başlayacaksınız.

sayıda nefes alırken ayaklarınızı tıpkı içi boş bir tüp gibi hayal edin ve havanın ayak tabanlarınızdan başlayarak tüm bacaklarınızı doldurduğunu, ardından karnınızı ve ardından göğsünüzü doldurduğunu hayal edin.

Nefesinizi tuttuğunuzda, dikkatinizi ayak tabanlarınıza ve ayak parmaklarınıza yönlendirin. Havanın içindeki enerjinin burada yoğunlaştığını ve ayaklarınızı ısıttığını hissedin.

Nefes verirken, ayaklarınızdaki soğukluğun yine ayak tabanlarınızdan dışarıya atıldığını hayal edin.

Bu şekilde nefes alıp vermeyi sürdürün.

Nefes egzersizine ara verdiğinizde, ayak tabanlarınızı, ayak parmaklarınızı ve ayaklarınızın üstünü hissetmeyi sürdürün.

Kısa bir süre sonra ayaklarınızın ısınmaya başladığını hissedeceksiniz. Eğer hava çok O soğuksa belki, bir ısı kaynağına yaklaşmışsınız gibi ayaklarınızda karıncalanma olduğunu fark edeceksiniz. Bunun nedeni, ayaklarınızdaki kan dolaşımının hızlanmasıdır. Burada —, artan kan dolaşımı ayaklarınızı kısa sürede ısıtmaya başlayacaktır.

Uyarı: Eğer tansiyonunuz düşükse ya da düşme eğilimindeyse bu çalışmayı dikkatli uygulamalısınız. Eğer tansiyonunuzun düştüğünü fark ederseniz, çalışmaya ara verin ve dikkatinizi kaşlarınızın arasına ya da başınızın tepesine yönlendirin. Tansiyonunuz yeniden yükselecektir.

Yararları: Bu çalışmanın en önemli yararlarından bir tanesi bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve bedenin soğuğa karşı direncini artırmasıdır. Eğer soğuk havalarda, ayaklarınızın üşüdüğünü fark ettiğinizde ya da akşam yatağa yattığınızda bu çalışmayı yaparsanız bağışıklık sisteminizin güçlendiğini ve hastalıklara karşı direncinizin arttığını fark edeçeksiniz.

Çalışmanın şüphesiz en önemli faydası nefes, kan dolaşımı ve nefesin içindeki enerji üzerinde denetim kazanmaktır. Eğer nefesinizi ve kan dolaşımınızı ayaklarınızı ısıtacak kadar kontrol edebilirseniz, bedeninizin herhangi bir bölgesini de kontrol edebilir hale gelebilirsiniz.

Bu nefes konusunda ustalaştığınızda nefesinizi bedeninizdeki sorunlu bölgelere yönlendirip, buraya doğru nefes alıp verebilir ve nefes alırken buraya kaliteli beyaz bir ışık çekip nefes verirken bu bölgedeki toksini ya da zararlı enerjiyi gri bir duman olarak dışarıya atabilirsiniz.

Lütfen bu çalışmayı beyniniz ve kalbiniz üzerinde uygulamayın. Beyin üzerinde yapılan çalışmalar çok daha ileri teknikleri içerir ve eğer doğru uygulanmazlarsa size büyük zararlar verebilirler. Bu nedenle çalışmayı şimdilik beden yüzeyindeki ağrılar ya da gerilimler ve iç organlarınız için kullanın.

 

 

 


 


Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın 

  www.aymavisi.org